MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/80 E., 2025/379 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ... Fabrikasında 22.03.2023 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, davacının Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) koşullarını haiz olması nedeniyle emeklilik sebebiyle karşılıklı anlaşarak iş sözleşmesinin sonlanmasını ve tazminatlarını almak istediğini işverene bildirdiğini, işverenin hazırlanan matbu dilekçeyi davacının el yazısı ile yazıp imzalaması durumunda iş sözleşmesinin sonlanacağını bildirdiğini, işyerinde emeklilik koşullarını taşıyan işçilere kıdem tazminatı ve sair alacaklar dışında işyeri uygulaması niteliğinde olmak üzere 4 aylık ücret tutarında tazminat ödendiğini, matbu dilekçeden farklı içerikte dilekçe hazırlayanların dilekçelerinin kabul edilmediğini ve işverenin istediği formatta dilekçe yazdırılması konusunda baskı uygulandığını, dolayısıyla iş sözleşmesinin sonlanmasına yönelik olarak dilekçe verilmesi sırasında davacı ve aynı şekilde dilekçe talep edilen 20 işçinin iradesinin fesada uğratıldığını, davacıya ek menfaat niteliğindeki tazminatın ödenmeyeceğinin bildirdiğini, işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığını ileri sürerek, işyeri uygulamasından kaynaklı tazminat, yakacak yardımı, eşit işlem ilkesine aykırılıktan kaynaklı tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirkette emekli olarak işten ayrılan çalışanlara 4 aylık ücretleri tutarında tazminat ödemesi yapılması yönünde davacının iddia edildiği şekilde yaygın bir işyeri uygulaması bulunmadığını, somut olayda bahsedilen işçilere karşı toplu iş sözleşmesinde veya yasada öngörülmeyen işveren tarafından sosyal amaçlı ve iyiniyetle yapılan teşvik amaçlı bir ödeme söz konusu olduğunu, “emeklilik şartlarını haiz olması ve emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini sonlandırması” şartıyla davalı Şirket tarafından ikale sözleşmesi ile ve şarta bağlı olarak emekli olmaya teşvik etmek adına ödemeler yapıldığını, davacının iş sözleşmesinin EYT şartlarını taşıması sebebiyle sonlandırıldığını, bu durumda iş bu ek menfaat ödemesine hak kazanmasının söz konusu olmadığını, davacının 2023 yılına ait yakacak yardımına hak kazanamadığını, davalı Şirkette çalışanların hak kazandığı sosyal yardım alacaklarının "..." ile detaylı ve açıkça düzenlendiğini, bu belgeye göre yakacak yardımının yılda bir kez verilmek suretiyle 31 Temmuz tarihinde ve bu tarihte görevine devam eden çalışanlara ücretleri ile birlikte ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin 22.03.2023 tarihinde sonlandırıldığını bu tarih itibarıyla davacının yakacak yardımına hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece yerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi raporu ile; davalı işyerinde emekliliği hak eden her işçiye ikale bedeli ödenmesi şeklinde bir uygulama bulunmadığı, mavi yakalı çalışanların emeklilik süreçlerinin farklı uygulamalara tabi olduğu, emeklilik dilekçesi veren tüm mavi yakalı çalışanlara kıdem tazminatının yanında ihbar tazminatının ödendiği ek bir menfaat ödemesinin yapılmadığı, davacı ile aynı durumda olan ve ödeme yapılan emsal çalışanın da bulunmadığının belirtildiği, dosya içeriğine göre, davalı işyerinde kısa bir dönem için belirli personele ikale sözleşmesi gereği şarta bağlı olarak yapılan bazı ödemelerin davalının seçtiği ve belirli şartları taşıyan personeli emekli olmaya teşvik amacı ile yapıldığı, davacının iş sözleşmesinin EYT şartlarını taşıması sebebi ile sonlandığı, işyeri uygulamasından kaynaklı tazminat talebinin varit olmadığı, bu nedenle Mahkemece söz konusu talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı yakacak yardımı talep etmiş ise de 01.07.2016 onay tarihli ve yürürlükteki işyeri ... 4.5. maddesi kapsamında, davacının iş sözleşmesinin 31.07.2023 tarihinden önce, 22.03.2023 tarihinde feshedildiğinden davacının yakacak yardımı talep edemeyeceği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen ayrımcılık tazminatı koşullarının oluşması için öncelikle işveren tarafından yapılan farklı muamelenin ırk, dil, siyasi düşünce, inanç gibi sebeplere dayalı olması gerektiği, davacının bu madde kapsamında değerlendirilebilecek bir sebebe dayalı olarak kendisine ayrımcılık yapıldığına ilişkin bir delil sunmadığı, eşit işlem borcuna aykırılık tazminatının yasal koşullarının davacı lehine oluşmadığı, Mahkemece verilen kararda bir hatanın bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma yapıldığını,
2. Davacının da emekli olarak iş sözleşmesini sonlandırdığını, işyeri uygulamasından kaynaklanan tazminat/iş sonu tazminatının davacıya da ödenmesi gerektiğini,
3. Davalının, davacı ve bir kısım işçinin iradesini fesada uğratarak kendilerinden dilekçe aldığını,
4. Tanık beyanlarının görgüye dayalı olduğunu, itibar edilmemesinin hatalı olduğunu,
5. İkale prosedürünün davacıya uygulanmamasının haksızlık olduğunu,
6. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
7. Seri olarak aynı gün açtıkları bir kısım davalarda yakacak yardımı taleplerinin kabul edilmiş olduğunu,
6. Eşitlik ilkesinden kaynaklanan tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu,
8. Vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sonu tazminatı, ayrımcılık tazminatı, yakacak yardımı alacağına hak kazanıp kazanmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.