MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/305 E., 2025/1734 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 32. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/298 E., 2024/514 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.04.2002 tarihinden itibaren davalıya ait .. elektrik arıza onarım bakım montörlüğünde elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, hâlen çalışmasının devam ettiğini, davalı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ (... Enerji AŞ) ile dava dışı ... Elektrik Dağıtım AŞ (...) arasında ki ilişkinin muvazaalı olduğunu, ...'ın özelleşmesi sonrasında kamuya ait olan hisselerin ve ...'ın tüzel kişiliğinin devam etmesine karşın iş sözleşmelerinin davalı ... Enerji AŞ'ye devredildiğini, müvekkilinin 13.07.2012 tarihinde ... Sendikasına üye olduğunu, ... aleyhine 31.08.2013 tarihine kadar olan dönem için sendikal hakları ile ilgili .. 11. İş Mahkemesinde dava açıldığını, somut davadaki taleplerinin 31.08.2013 tarihinden dava tarihine kadar olan hakları ile ilgili olduğunu, müvekkilinin 17.10.2011 tarihli 14. Dönem ve 11.10.2013 tarihli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmelerinden yararlandırılmadığını, en son aylık net 2.200,00 TL ücret aldığını ileri sürerek sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü tazminatı, elektrik yardımı ve vardiya zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Enerji AŞ vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 01.08.2013 tarihi itibarıyla sigorta girişi yapılarak çalışmaya başladığını, davacının tüm ücretlerinin yasaya uygun olarak ödendiğini, davalı Şirketin özel bir şirket olduğunu, davacının vardiya primi talep edebilmesi için vardiyalı çalışmasının gerektiğini, ikramiye uygulaması belirlenmediğini, sosyal yardım ve elektrik yardımının sözleşmede yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda, 01.08.2013 öncesi davalı ... Enerji AŞ'nin devralan sıfatı ile dava dışı ... döneminden müştereken sorumlu olduğu, 01.08.2013-28.02.2015 tarihleri arasında özelleştirme sonrası art etki dönemi olarak öncesi toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi kapsamında değerlendirilerek sorumluluğun devam ettiği, 01.03.2015-01.03.2016 tarihleri arasında 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi bitimi ile davalı ... Enerji AŞ'nin taraf olduğu 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük tarihi arasında ...'ın taraf olduğu 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin art etki dönemi olarak, 01.03.2016 tarihinden itibaren ise davalı ... Enerji AŞ ile imzalanan 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uyarınca davalı ... Enerji AŞ'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Alacakların zamanaşımına uğradığını,
2. Gerekçeli kararda hükmedilen alacakların kabul gerekçesinin belirtilmediğini, sadece bilirkişi raporuna atıf yapılarak gerekçe oluşturulmasının gerekçeli karar hakkını ihlali niteliğinde olduğunu,
3. Davanın husumetten reddi gerektiğini, muvaaza kabulü ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
4. Davacının davalı ... Enerji AŞ'de işe başladığı tarihten sonra ilgili muvazaa kararı dayanak gösterilerek hesap yapılamayacağını, dava dışı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinin davacıya uygulanamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, davacının özelleştirme sonrası müvekkili ... Enerji AŞ ile iş sözleşmesi imzaladığını, bu tarihten sonra ... Enerji AŞ’nin işçisi olduğunu,
5. Müvekkili ... Enerji AŞ’nin Teş-İş Sendikası ile yürürlük süresi 01.07.2013-29.02.2016 olan toplu iş sözleşmesi imzaladığını, davacıya 01.07.2013 tarihinden sonra uygulanması gereken toplu iş sözleşmesinin bu toplu iş sözleşmesi olduğunu, ancak bilirkişi raporunda dava dışı ...’ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin esas alındığını,
6. Müvekkili ... Enerji AŞ’nin 1. dönem Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük tarihi 01.07.2013 olduğundan kabul anlamı taşımamakla, ...'ın 15. dönem Toplu İş Sözleşmesinin art etkisinin sadece 01.07.2013 tarihine kadar uygulanabileceğini, 01.07.2013 başlangıç tarihli yeni toplu iş sözleşmesinde düzenlenmeyen haklar için art etkiden bahsedilemeyeceğini, hükmedilen iş güçlüğü ve vardiya tazminatı alacakları müvekkili ... Enerji AŞ'nin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinde yer almadığından bu talepler yönünden davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan raporda taleple bağlı kalınarak yapılan hesap döneminin hatalı olduğunu,
7. Davacının 01.09.2013 tarihinden sonrasına ilişkin alacakları bakımından işvereni ... Enerji AŞ'nin taraf olduğu 01.07.2013-29.02.2016 tarihli toplu iş sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının ... Enerji AŞ’de çalıştığı sürece toplu iş sözleşmesinden doğan sosyal yardım ve ikramiye alacaklarının eksiksiz ödendiğini, bu durumun gözetilmediğini, dava konusu diğer alacak kalemleri de ... Enerji AŞ’nin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinde düzenlenmediğinden reddi gerektiğini,
8. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklara faiz işletilirken, toplu iş sözleşmesi hükümleri art etki sebebiyle iş sözleşmesi hükmü olarak kabul edilecekse bu döneme ilişkin alacaklara ancak yasal faiz işletilebileceğini, bu husus göz ardı edilerek en yüksek işletme kredisi faizi işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, davacının dava dışı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, zamanaşımı, husumet, alacakların hesap yöntemi, hesap dönemi ve faiz türü hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Elektrik dağıtım hizmetini üstlenen .. .. Dağıtım AŞ'nin (..) özelleştirme programına alınması sonucunda ..., 28.05.2013 tarihinde ... Elektrik Perakende Satış AŞ (..) ve ... olarak özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yükleniciler tarafından kurulan ... Enerji AŞ’ye ayrı ayrı işletme hakkı devir sözleşmesi ile devredilmiş olup bu kapsamda işletme hakkının %100 hissesi ... Enerji AŞ'ye ait hâle gelmiştir.
Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edildiğinden, bu dönem için davacının dava dışı ... işçisi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacının 01.08.2013 tarihinden itibaren ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürenin ise ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesine 09.07.2008 tarihli ve 5784 Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren fıkra; "Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hallerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler” şeklindedir. Bu hüküm 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 6446 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile; lisans sahibi tüzel kişilerin, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabileceği düzenlenmiştir. Yönetmelik'in 48. maddesine göre de, lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. Hizmet ise dağıtım faaliyeti kapsamında; arıza giderme, endeks okuma, kesme-bağlama, sayaç sökme-takma, ihbarname dağıtma, kaçak tarama, proje, hukuk, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, mimarlık ve mühendislik, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri ifade eder.
..., 6446 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre lisans sahibi tüzel kişi olarak lisans kapsamındaki faaliyetlerle ilgili hizmet alımı yapmaktadır. ...’ın dağıtım faaliyeti kapsamında ihale yoluyla gördürdüğü işler arasında yukarıda ifade edildiği üzere arıza giderme, endeks okuma, kesme bağlama, sayaç sökme takma, bakım onarım işleri bulunmaktadır. ... Enerji AŞ'de sözü edilen ihaleler kapsamında yasal düzenlemelere uygun şekilde iş üstlenmektedir.
Dosya kapsamından 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edildiği, davacı işçinin ihale ile verilen işler kapsamında elektrik arıza, bakım, onarım işlerinde çalıştırıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar özelleştirme öncesi, dava dışı ... ile dava dışı şirketler arasındaki ilişki kesinleşen yargı kararlarına göre muvazaalı ise de özelleştirme sonrası dava dışı ... ile davalı ... Enerji AŞ arasında yasal düzenlemelere uygun şekilde kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yapılan açıklamalara göre, özelleştirme sonrası davalılar arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisi geçerli olup muvazaalı değildir. Bu itibarla davacının ... Enerji AŞ'de çalışmaya başladığı 01.09.2013 tarihi itibarıyla dava dışı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı bulunmamaktadır. Ancak davacının özelleştirme öncesine ilişkin hak ve alacakları ile ilgili dava dışı ... aleyhine Bakırköy 11. İş Mahkemesi'nin 2015/287 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, bu davada dava dışı ... ile ... Enerji AŞ arasında muvazaalı bir ilişki bulunduğu kabul edilerek davacının 31.08.2013 tarihine kadar hak kazandığı alacaklar hüküm altına alınmış olup söz konusu karar kesinleşmiştir. Kesinleşen bu karar karşısında somut davada 31.08.2013 tarihinden sonraki dönem bakımından değerlendirme yapılması zorunlu hâle gelmiştir.
Somut davanın, davacının 31.08.2013 tarihinden sonraki döneme ilişkin alacaklarına ilişkin olduğu dikkate alındığında, davacının 31.08.2013 tarihinden sonraki dönem bakımından dava dışı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir. Sözü edilen dönem için davacı işçinin davalı ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürede, bu davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlanabilmesi 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesine göre; toplu iş sözleşmelerinin imzalandığı tarihte taraf sendikaya üye olması durumunda yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üyelik hâlinde üyeliğinin taraf işçi sendikasınca davalı ... Enerji AŞ'ye bildirildiği tarihten ya da dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talebi bulunmakta ise talep tarihinden itibaren mümkündür.
İlk Derece Mahkemesince belirtilen hususlara göre yeniden değerlendirme yapılmalı ve sonucuna göre davacının dava konusu ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.