MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1214 E., 2025/1524 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/313 E., 2025/169 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ve ... Sendikasının (...) işletme toplu iş sözleşmesi imzalamak için gerekli şartları sağladığının müvekkiline 04.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı Sendikanın ne işyeri ne de işletme toplu iş sözleşmesi için gereken üye sayısına sahip olmadığını, müvekkiline ait işyerinde kabul edilenin aksine 99... işçi çalıştığını, yetki tespitine konu birimlerin tek bir işyeri niteliğinde olduğunu, sendika üyeliklerinin geçerliliğinin araştırılması gerektiğini, müvekkilinin farklı işkolunda faaliyet gösterdiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Genel Müdürlüğünün 01.10.2024 tarihli ve 412542 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde olup olmadığının resen değerlendirilmesi gerektiğini, davacı Şirket tarafından dava dilekçesi ve ekinde hiçbir somut delile yer verilmediğini, davanın yetki sürecini uzatmak maksadıyla açıldığını, işkolu itirazının eldeki davaya etkisinin olmayacağını, müvekkilinin yetki başvuru tarihi itibarıyla sayısal çoğunluğu sağladığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından ... Kurumuna (...) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda 2 işyeri bulunduğunu, söz konusu işyerlerinde 99 işçinin çalıştığını, 43 işçinin adı geçen Sendikaya üye olduğunu, bu doğrultuda davalı Sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, dava konusu yetki tespitinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, Bakanlıktan getirtilen işkolu tescil kayıtlarına göre yetki tespitine konu işyerlerinin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda yer aldığı, ... kayıtlarına göre işyerlerinde yetki tespit başvuru tarihi itibarıyla 101 çalışan olduğu, bunlardan 43'ünün davalı Sendika üyesi olduğu, davacı tarafından tüm işyerlerinin tek merkezden idare edildiğinin ileri sürüldüğü ancak davacının ... ofis olarak bildirdiği işyerinin yetki tespitine konu diğer 2 işyerinden farklı bir işkolunda faaliyet gösterdiği, farklı işyerleri arasında bağlı işyeri ilişkisinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla yetki tespitine konu işyerlerinin toplu iş hukuku anlamında işletme niteliği taşıdığı, davalı Sendikanın 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 41. maddesi kapsamında işletme toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İşyerinde kabul edilenin aksine 122 işçi çalıştığını,
2. Tespite konu birimlerin aynı iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde olduğunu,
3. Davalı Sendikanın işyerinde ne işyeri ne de işletme toplu iş sözleşmesi için gereken çoğunluğa sahip olmadığını,
4. Sendika üyeliklerinin geçerli olmadığını,
5. İşkolunun hatalı tespit edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.