(765 S. K. m. 455)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu B.'nin ölümüne sebebiyet vermekten sanık D.'nin yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne dair Tarsus Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.06.1977 gün ve 1976/399 esas, 1977/122 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanığa velayeten velisi tarafından istenilmiş ve şartı depo parası ile yerine getirilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Olayda 3/8 nispetinde kusurlu görülen bu nedenle mahkum olup hükmü temyiz etmemiş bulunan A., kullandığı oto ile yolda normal olarak park etmiş olan kamyonun yanından geçmekte iken, bu kamyonun önünden sanığın karşı tarafa geçmek için aniden fırladığı, A.'nın da ani fırlayan bu şahsa çarpmamak için direksiyonu sola kırdığı, bu nedenle oradan bisikletle geçmekte olan B. ismindeki şahsa çarptığı ve ölümüne sebep olduğu dosyadaki delillerden anlaşılmaktadır.
Bilirkişiler geçiş üstünlüğünün vasıtalara ait olduğunu düşünmeyen ve yolu kontrol etmeden ani fırlayan yaya sanık D.'nin olayda birinci derecede 5/8 nispetinde kusurlu olduğunu açıklamışlardır. Bu husus tartışmasız kabul edilmektedir.
Sonuç: Ölüm, A.'nın kullandığı otomobilin çarpması ile meydana gelmiş ise de yaya geçen sanığın eylemi ile fiil arasında doğrudan bağlantı ve illiyet sebebi vardır. Otomobili kullanan A.'nın aniden önüne fırlayan sanığa çarpmamak ve onu ezmemek için direksiyonu sola kırmış ve bisikletli şahsa çarpmıştır. Başka bir deyimle direksiyonun sola kırılması ve bisikletli şahsa otomobilin çarpması sanığın eyleminin bir sonucudur. Bilirkişiler bu yönden sanığı kusurlu görmüşlerdir. Sanığın tedbirsizlik ve dikkatsizliği sabittir. TCK. nun 455 maddesine uyan fiillerde kusur nispetinde ceza verilmesi prensibi kabul edilmiştir. Kusurlu olan kimsenin yaya olması bu kuralı değiştirmemelidir. Otomobili kullanan şahsın eylemine etkili olduğuna göre olayda doğrudan illiyet rabıtası da vardır. Bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak hükmün ONANMASINA, depo parasının gelir kaydına 05.12.1977 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava konusu olay; yaya sanığın, normal şekilde park eden bir kamyon önünden ani olarak yola çıkması üzerine bu yolda seyreden ve hükmü temyiz etmeyen sanığın yönetimindeki otomobilin direksiyonunu sola kırması neticesi bisikleti ile kendi şeridinde gitmekte olan B.'ye çarparak bu şahsın ölümüne sebebiyet vermesinden ibarettir.
Olayda, özel otomobil sahibi sanık 3/8, yaya sanık ise 5/8 oranında kusurlu kabul edilerek mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ve işbu hüküm yaya sanığın velisi tarafından temyiz edilmiştir.
Sanığımız 01.05.1963 doğumlu olup, suç tarihinde 13 yaşındadır. Normal şartlar altında bir yayanın duran kamyon önünden karşı tarafa geçmek istemesiyle ölümün husule gelmesi olanaksızdır. Yaya sanığın, hükmü temyiz etmeyen otomobil şoförünün kendisine çarpmamak için direksiyon kıracağını ve böyle bir eylem sonucu normal şekilde seyreden bisiklet sürücüsüne çarparak onun ölümüne sebebiyet vereceğini önceden kestirmesi düşünülemez. Olayda sanığın iradeli eylemi ile ölüm arasında doğrudan doğruya bir illiyet sebebiyet bağı yoktur. Sanığın davranışı ancak diğer sanığın cezai sorumluluğunu azaltır nitelikte bir etken olarak kabul edilebilir. Bu güne kadar ki uygulamalarda bu yoldadır.
Açıklanan sebeplerden dolayı sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün bozulması oyundayız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy