(647 S. K. m. 4) (765 S. K. m. 455)
Dava ve Karar: Tedbirsizlik ve dikkatsizlikle ölüme sebebiyet vermekten sanık E.'in; TCK.nun 455/1.son; 647 sayılı Kanunun 4/1. maddeleri gereğince; 18.356,20 lira ağır para cezası ile tecziyesine dair, Bolu Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilip Yargıtay incelenmesinden geçmeksizin kesinleşen 8.6.1978 gün ve 1977/66 esas 1978/282 sayılı kararın:
Hazırlık soruşturması sırasında; 2.3.1977 tarihli tutanakta mütealaları saptanan trafik polisleri bilirkişiler, sanık E. 'in 3/8 oranında kusurlu bulunduğunu beyan etmelerine rağmen mahkemece görüşlerine başvurulan, karayolları trafik teknik elemanlarından oluşan bilirkişiler, 3.1.1978 tarihli raporlarından sanığın 5/8 oranında kusurlu olduğunu bildirmelerine göre; iki bilirkişi heyeti arasında meydana gelen görüş ayrılığının giderilmesi için yetkili son mercii olan İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin mütealasının da alınmasının gerekeceği, (nitekim sanık E. aleyhine açılan tazminat davası dolayisiyle sözü geçen heyetçe düzenlenmiş bulunan dosya içinde örneği mevcut 8.6. 1979 tarihli raporda sanığın 3/8 oranında kusurlu olduğunun saptandığı) düşünülmeden, sadece 3.1.1978 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK.nun 343. maddesi gereğince bozulması lüzumu. Yüksek Adalet Bakanlığı'nın 17.1.1980 gün ve 002976 sayılı yazılı emrine atfen C. Başsavcılığı'nın 23.1.1980 gün ve Y.E. 93 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelendi.
Trafik polislerinden oluşan ilk bilirkişi kurulunun olay günü düzenlendiği 2.3.1977 günlü raporda sanık E.'in 3/8 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, kara yolları görevlilerinin düzenlediği 3.1.1978 günlü raporda ise kusur oranının 5/8 olduğu belirtilmiştir. Bu durumda Teknik Üniversite Trafik Kürsüsü Öğretim Üyelerinden alınacak raporla aradaki çelişkinin giderilmesi gerekirken bu yapılmadan aleyhteki rapora dayanılarak hüküm kurulması isabetsiz görülmektedir. Nitekim, karşı tarafın açtığı ödence davası dolayisiyle, daha sonra Teknik Üniversite'den alınan 8.6.1979 günlü başka bir raporun onaylı fotokopisi, sanığın, Adalet Bakanlığı'na verdiği 23.7.1979 günlü dilekçesine ekli olarak bu dosyaya girmiştir. Anılan rapor, kusur oranının 3/8 olduğu yolundaki ilk görüşü destekler niteliktedir.
Bu durumda, mahkemece verilen ve Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hükümde, ilk bakışta yasaya aykırılık bulunduğu görülmekte ise de, bu aykırılık CMUK.nun 343. maddesi uyarınca yazılı emir yolu ile düzeltilemez. Çünkü durumun kesin olarak saptanması ve davanın davanın buna göre sonuca bağlanması, soruşturmanın genişletilmesi ile ilgili bulunmaktadır. Yazılı emirle yapılacak bozmalar da ise, araştırmanın derinleştirilmesi ve yargılamanın yeniden yapılması olanak dışıdır.
Dosyada bulunan ve hükümden sonra gösterilen 8.6.1979 günlü bilirkişi raporu, CMUK.nun 327/5. maddesinde yazılı yeni kanıt niteliğindedir. Bu nedenle ilgili ve yetkililerin yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurma yolu açıktır.
Sonuç: Açıklanan, nedenlerle, yazılı emirle bozma isteğinin REDDİNE, gereği için dosyanın C. Başsavcılığı'na gönderilmesine, 05.02.1980 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy