(1475 S. K. m. 13, 24, 98)
Dava: 1475 sayılı Kanuna muhalefetten sanık Hüseyin'in yapılan yargılaması sonunda; mahkumiyetine dair, (Gümüşhacıköy Sulh Ceza Mahkemesi)nden verilen 16.10.1986 gün ve 1985/514 esas, 986/699 karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan; dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: 1 - 1974 sayılı İş Kanunu'nun, "genel hükümle", "hizmet akdi", "ücret", "işin düzenlenmesi", "işçi sağlığı ve güvenliği", "iş ve işçi bulma", "iş hayatının denetim ve teftişi" başlığını taşıyan 1'den 7'ye kadar bölümlerinde, çeşitli mecburiyet ve yasaklar getirilmiş, "ceza hükümleri" başlıklı 9. bölümde ise her bir mecburiyet ve yasağa tereddüt eden cezalar gösterilmek suretiyle, suç ve cezaların kanuniliği genel prensibine uyulmuştur.
Dosya kapsamına göre; Bölge Çalışma Müdürlüğünce ihbar konusu yapılan olay; sanığa ait işyerinde, 1475sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince işten çıkartılan 19 işçinin yerlerine, işten çıkarma tarihinden itibaren 6 ay içinde yeni 18 işçi alınması hususuna ilişkin bulunmaktadır.
Bu sebeple C. Savcılığı'nca işveren sanık hakkında anılan Kanunun 24. maddesi delaletiyle 98/B maddesi uyarınca tecziyesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
1475 sayılı Kanunun 24. maddesi "iş delaletiyle 98/B maddesi uyarınca tecziyesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
1475 sayılı Kanunun 24. maddesi "işverenin bu Kanunun 13. maddesinde belirtilen şartlara uyarak işine son verdiği ve 16. maddenin III. bendi gereğince iş aktini fesheden işçilerin yerine, çıkma veya çıkarma tarihinden itibaren 6 ay içinde başka işçi alamaz" hükmünü ihtiva etmektedir.
Başlığından da anlaşılacağı üzere bu madde işten çıkarmanın şekil ve şartlarını düzenleyen, buna dair mecburiyet ve yasakları gösterilen bir madde olmayıp doğrudan doğruya işten çıkarmanın sonucu ile ilgilidir.
Hal Böyle olduğuna göre, Kanunun 98/B maddesi ile suç sayılan fiili, 24. maddedeki yasak dairesinde tayin ve tespit etmek gerekir.
Yukarıda belirtildiği üzere, 24. madde, belirli usullerle işten çıkartılan veya işten çıkan işçilerin yerine 6 ay içinde başka işçi olmayı yasaklamıştır. Maddede işten çıkarmayı yasaklayan bir hüküm mevcut değildir. Bu sebeple 98/B maddesindeki müeyyideyi de buna göre değerlendirmek gerekir.
Anılan maddenin 2869 sayılı Kanunla değiştirilen şeklindeki "... işçi çıkaran veya yerine yeni işçi alan...", "... işten çıkardığı veya işe aldığı" cümlelerindeki "veya" edatının "ve" şeklinde yorumuyla suçun işe alınan işçiler bakımından oluştuğunun kabulü icap eder. Aksine düşünce 1475 sayılı Kanunun genel düzenlemesine, kanun koyucunun amacına, suç ve cezaların kanuniliği prensiplerine aykırı düşer.
Bu hususlar nazara alındığında, sanığın 1475 sayılı Kanunun 13. maddesine uyarak işten çıkardığı 19 işçinin yerine 24. madde öngörülen şartlara uyulmadan 18 işçi aldığının tespiti halinde, bu 18 işçi için maddede belirlenen para cezalarına hükmedilmesi icap eder. Hem işten çıkartılan hem de bunların yerine alınan işçiler tayin edilmiş olması,
2 - Sanık hakkında uygulanan 1475 sayılı Kanunun 98/B maddesinde, 24. madde hükümlerine aykırı olarak işten çıkartılan işçilerin yerine alınan her işçi için otuz bin lira ağır para cezası hükmedileceğinin öngörülmesine, muayyen bir nisbet dairesinde ve olayın mahiyetine göre tayin edilen para cezalarının nisbi para cezası olmalarına ve TCK. nun 2370 sayılı Kanunla değişik 119. maddesinin son fıkrasında nisbi para cezalarını gerektiren suçlar hakkında da bu madde hükmünün uygulanamayacağının açıkça belirtilmiş bulunmasına rağmen, hükmedilen cezanın mezkur maddeye dayanılarak yarı nispetinde artırılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.10.1987 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy