(1475 S. K. m. 89, 101, 103, 108, 104) (İş Teftiş Tüzüğü m. 22)
Dava: 1475 Sayılı İş Kanunu'na muhalefet etmekten sanık (....) Dış Ticaret Anonim Şirketinin anılan Kanunun 108, 101, 104, 103. maddeleri gereğince 52 milyon 720 bin lira para cezasıyla tecziyesine dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Adana Bölge Müdürlüğü tarafından verilen 15.3.1990 gün ve 182.11.52-5 sayılı karara karşı vaki itirazın reddine ilişkin Osmaniye Sulh Ceza Mahkemesince ittihaz olunan 18.4.1990 gün ve 1990/159-159 Değişik İş. sayılı kararın:
Tüm dosya münderecatı ile iş müfettişlerince tesbit olunup cezaya konu edilmiş olan hususların zamanında giderilmiş olduğuna dair savunmayı kapsayan sanık tarafından verilmiş 14.3.1990 günlü dilekçede ileri sürülen hususlarla, yine dosyada ekli Osmaniye Asliye Hukuk Mahkemesince yapılmış 27.3.1990 gün ve 1990/217 Değişik İş.sayılı tesbite mütedair dosyadaki, bilirkişiler Z. ve M. tarafından tanzim edilmiş raporlar ile yine aynı yer Sulh Hukuk Mahkemesince yapılmış 14.9.1990 gün ve 1990/420 D.İş sayılı dair dosyadaki bilirkişiler Dr.A. ile M., İ, tarafından düzenlenen 14.9.1990 tarihli raporlar muvacehesinde, savunmanın aksine iddianın doğruluğu araştırılarak açıkça tahkik ve tesbit edilmeden noksan tahkikata müsteniden yazılı olduğu şekilde itirazın reddine karar ittihaz edilmiş bulunulmasında isabet görülmediğinden bahisle C.M.U.K. nun 343.maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 4.10.1990 gün ve 40048 sayılı yazılı emrine atfen C.Başsavcılığının 8.10.1990 gün ve Y.E.1188 sayılı tebliğnamesi ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla incelendi:
Karar: Davaya konu (....) Dış Ticaret Anonim Şirketine ait, Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü kapsamında bulunan konfeksiyon fabrikasında, iş müfettişleri tarafından 25.1.1990 günü yapılan kontrol teftişi sırasında; 1475 Sayılı İş Kanununun 74,76,81 ve 78.maddelerine dayanılarak çıkartılan (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü) nün, (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulları Hakkında Tüzük)ün, (Gebe ve Emzikli Kadınlarının Çalıştırılma Koşullarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtları Hakkında Tüzük)ün (Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü)nün muhtelif maddelerinde öngörülen sağlık ve güvenlikle ilgili bazı hususların yerine getirilmediği, gerekli tedbirlerin alınmadığı görülerek durumun 25.1.1990 günlü tutanakla tevsik edildiği ve iş müfettişleri tarafından düzenlenen 31.1.1990 tarihli rapordaki öneriye uygun olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Adana Bölge Müdürlüğünce 1475 Sayılı Kanunun 74,76, 78,79 ve 81.maddeleri delaletiyle aynı Kanunun 101,103 ve 104.maddeleri uyarınca, işveren hakkında toplam (52.720.000.-) lira idari para cezası tayin edildiği, bu cezaya vaki itirazın ise Sulh Ceza Mahkemesince, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda reddedildiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Üç iş müfettişi tarafından düzenlenen 31.1.1990 günlü kontrol teftişi raporunun Sonuç ve Kanaat bölümündeki açıklamalardan; Mezkur işyerinde daha evvel 19.8.1985 tarihinde yapılan genel teftiş sırasında (11) noksan işlem görülerek giderilmesi için işverene iki ay mehil verildiği, 28.7.1986 günü yapılan kontrol teftişi sırasında keza (4) noksan işlem için tekrar iki ay, 5.10.1987 tarihinde yapılan kontrol teftişi sırasında ise tesbit edilen (5) noksanlık nedeniyle yeniden iki ay mehil verildiği, davaya konu edilen 25.1.1990 günlü kontrol teftişi sırasında da bir evvelki teftişte tesbit edilen (5) adet noksan işlemin giderilmediği, ayrıca bu defa (11) yeni noksan hususun bulunduğu tesbit edilerek durumun işveren vekili M.'nın da imzasını taşıyan 25.1.1990 günlü tutanakla tevsik edildiği ve noksan işlemlerin giderilmesi için yeniden mehil verilmeyerek işveren hakkında idari para cezası uygulanmasının istendiği anlaşılmaktadır.
1475 Sayılı Kanunun 89. maddesi son fıkrası açıklığına göre, iş hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili memurlar tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.
Ayrıca 1475 Sayılı Kanunda, işyerinde yapılan teftiş sırasında tesbit edilen noksanlıkların giderilmesi için işverene süre verilmesini öngören herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. İş Teftiş Tüzüğü'nün 22. maddesi 3. fıkrası Tamamlanması için mevzuatça önel verilmesi zorunlu bulunmadığı halde ve derhal tamamlanması işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından yakın bir tehlike göstermeyen eksiklik ve aykırılıkların giderilmesi için müfettişçe uygun bir önel verilebilir hükmünü ihtiva etmekle birlikte, olayımızda; daha evvel yapılan üç ayrı denetim sonunda noksan işlemlerin giderilmesi için gerekli mehiller verildiği halde noksanlıkların giderilmediği de nazara alınarak işverene yeniden mehil verilmeyerek ceza uygulamasına gidilmiştir.
İşyerinde görülen eksiklik ve mevzuata aykırılıklar üç iş müfettişi tarafından 25.1.1990 günlü tutanakla tevsik edilmiş ve tutanak altında imzası bulunan işveren vekili M. tarafından, iş müfettişlerince belirlenip tutanağa madde madde dercedilen eksik işlemlerin mevcut olmadığı veya noksanlık bulunmadığı yolunda da herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Kaldı ki tutanakta imzası bulunan işveren vekili tarafından mahkemeye tevdi edilen 14.3.1990 günlü itiraz dilekçesinde de, genel olarak teftiş sırasında müfettişlerce belirlenen noksanlıkların teftişi müteakip müfettişlerin önerisi doğrultusunda giderildiği belirtilmektedir.
İtiraz üzerine Mahkemece, itirazın duruşma açılarak incelenmesi tensip edilmiş, muterize bu konuda davetiye tebliğ edildiği halde duruşmaya gelip herhangi bir belge de ibraz etmemiştir.
1475 Sayılı Kanunda yazılı suçlar müfettiş tarafından mahallinde yapılan teftişteki tesbitle oluşur.
Son teftiş sırasında müfettişlerce işverene eksikliklerin giderilmesi için herhangi bir mehil de verilmediği cihetle isnat edilen suçlar teftiş tarihi olan 25.1.1990 günü oluşmuştur.
Bu eksikliklerin bilahare giderilmiş olması suçun oluşmasını etkilemez.
Bu nedenlerle işveren tarafından davaya konu işyerinde iş müfettişlerince yapılan tesbitten iki ay sonra Asliye Hukuk Mahkemesine, ayrıca yedi buçuk ay sonra Sulh Hukuk Mahkemesine yaptırılan tesbitlerde görüşlerine müracaat edilen bilirkişilerle tanıkların, işyerinde iddia edilen noksanlıkların bulunmadığı yolundaki mütalaa ve ifadelerine mahkemece yazılı gerekçe ile itibar edilmemesinde yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Açıklanan bütün bu sebeplerle muteriz işveren hakkında Adana Bölge Müdürlüğünce belirtilen şekilde idari para cezası tayin edilmesinde ve Osmaniye Sulh Ceza mahkemesi tarafından yazılı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmesinde yasalar aykırı bir yön bulunmadığından, varit görülmeyen yazılı emirle bozma isteminin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine 07.11.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy