(765 S. K. m. 102, 104) (213 S. K. m. 1, 344, 359) (1918 S. K. m. 27, 45)
Dava: 213 sayılı Vergi Usul Kanunun muhalefetten sanıklar N. F. ve E. Ç.'nin yapılan yargılamaları sonunda; Mahkumiyetlerine dair ŞİŞLİ, 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.1990 gün ve 1990/69 esas, 1990/918 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil hazine vekili ile sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre:
E... Ticaret A.Ş. yetkilileri olan sanıklar hakkında V... İthalat ve İhracat Uluslararası Taşımacılık Limited Şirketi ile bu şirketin temin edeceği tekstil ürünlerinin kendi üzerlerinden geçirerek ihracı hususunda anlaşmaya vardıktan sonra, ihracat yapmadıkları halde sahte belgeler düzenleyerek vergi iadesi aldıkları iddiası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesi uyarınca cezalandırılmaları zamanında 27.2.1986 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
- Yapılan yargılamada; mahkemenin dava konusu eylemi 1918 sayılı Kanuna 45/1. maddesi kapsamı içinde görerek bu yolda verdiği kararın, müdahil vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından görev yönünden bozulduğu;
- Bozma gereğince verilen görevsizlik kararı üzerine dosyayı ele alan Ağır Ceza Mahkemesinin de görevsizlik kararı verdiği;
- Husule gelen görev uyuşmazlığının Yargıtay 3. Ceza Dairesinden 27.6.1989 ve 7374/7738 sayılı ilamıyla "incelenen dosya içeriğine, sanıkların üzerine atılan suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine, açılan davaya, ayrıca gümrük kaçakçılığından dava açılmamış olmasına, İstanbul 1. Ağrı Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre... "Asliye Ceza Mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle çözümlendiği;
- Yargılamaya devam eden Asliye Ceza Mahkemesinin bu kez 10.11.1989 tarihli görevsizlik kararıyla dosyayı İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderdiği ve bu mahkemenin görevsizlik kararı üzerine husule gelen görev uyuşmazlığının Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından verilen 2.2.1990 gün ve 1333/781 sayılı kararla "incelenen dosya içeriğine, sanıkların üzerine atılan suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine nazaran 213 sayılı Yasanın 344. maddesi delaletiyle 359. madde ile dava açılmış olmasına, ayrı bir suç olan 1918 sayılı Yasa uyarınca bir dava açılmamış bulunmasına, İstanbul 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi kararında gösterilen gerekçeye göre... "Asliye Ceza Mahkemesine ati kararın kaldırılması suretiyle çözümlendiği;
- Duruşmaya devam eden mahkemenin, sanıkları sevke uygun biçimde cezalandırdığı ve buna dair kararın sanıklarla müdahil hazine vekilleri tarafından temyiz edildiği;
Görülmüştür.
Yargılamanın geçirdiği bu aşamalar, hasıl olan görev uyuşmazlıklarını halleden Yargıtay 3. Ceza Dairesinin içerikleri yukarıda belirtilen kararları, 1918 sayılı Kanunun 45/2 maddesinin "Şu kadar ki, bu fiillerin ayrıca suç teşkil etmesi hallerinde buna ilaveten ilgili kanun hükümleri de tatbik olunur" şeklindeki hükmü karşısında ve benzer olaya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Daireleri Başkanları Kurulunca ittihaz olunan 21.11.1991 gün ve 3/4 sayılı kararın ışığı altında; sanıkların eylemlerinin kaçakçılık suçu dışındaki yönü üzerinde durularak açıldığı belirlenmiş bulanan davanın esastan halli keyfiyeti, ileride haklarında aynı eylemin 1918 sayılı Kanunun 27/2-3. maddesine uygun yönü bakımından ayrıca kamu davası açılmasını engellemeyeceğinden, mahkemenin işi 213 sayılı Vergi Usul Kanun açısından ele alarak sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik tesbit edilmediği cihetle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmiştir.
Mahkeme tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün özüne ilişkin incelemeye gelince;
İhracatı geliştirmek amacıyla muayyen koşulların gerçekleşmesi halinde ihracatçılara ödenmesi öngörülen vergi iadesinin 213 sayılı Kanunun 1. maddesi kapsamındaki vergi, resim, harç niteliğinde bulunmaması nedeniyle dava konusu eylem bu kanun açısından bir suç teşkil etmemekle suç tarihi olarak kabulü gereken son vergi iadesinin alındığı 8.5.1984 tarihi esas alındığında, müsnet suça ait TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresi 8.11.1991 tarihinde dolmuş bulunduğundan,
Sonuç: Hükmün BOZULMASINA, CMUK.nun 322. maddesine istinaden Vergi Usul Kanuna muhalefet suçuna ilişkin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, sair hususların mahallinde takdir ve teamülü gerekeceğine 30.12.1991 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy