(765 S. K. m. 31, 33, 146, 168, 169, 170)
Dava: Silahlı çetenin amirlik ve özel vazifeyi haiz elamanı olmaktan sanıklar Semih Özal ile Sevgi Yılmaz'ın yapılan yargılamaları sonunda; Suç vasfında vaki değişiklik nedeni ile sanık Semih Özal'ın TCK.nun 168/2, 31 ve 33. maddeleri gereğince mahkumiyetine, diğer sanık Sevgi Yılmaz'ın ise TCK.nun 170. maddesi gereğince ceza tertibine yer olmadığına dair İSTANBUL 1 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 15.7.1992 gün ve 1991/11 esas, 1992/129 karar sayılı hükmün sanık Semih Özal yönünden duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık Semih Özal vekili ile C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun şekilde yapılan tebligata rağmen sanık ve vekili duruşmaya gelmedikleri gibi mazeretlerini de bildirmemiş, sanık kendisini yeni bir vekille temsil ettirme yoluna da gitmemiş olduğundan duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda aşağıdaki karar tespit olundu.
Karar: 1- Sanık Semih Özal'ın, 1986 yılında yapılan ikinci kogresinde ülkede müesses anayasal nizamı silah yoluyla değiştirerek Marksist-Leninist ilkelere dayalı bir sistemi gerçekleştirmek kararı alan yasa dışı TKP/B örgütü ile bu örgütten 1989 yılında ayrılan Devrimci Komünist Partisinin (DKP) silahlı kanadı olan Silahlı Halk Birliklerinin (SHB) dönemler itibariyle merkez komite üyeliği, ortadoğu sorumluluğu, örgüt genel komutanlığı görevlerinde bulunduğunun iddia edilmesi ve örgütün bu dönemler içersinde aynı amaç doğrultusunda gerçekleştirdiği eylemlerden, konumu itibariyle sorumlu tutulmasının doğal bulunması karşısında, dosya içerisinde fotokopileri mevcut fezlekeler nedeniyle diğer örgüt mensupları hakkında açılmış olan dava dosyaları getirtilip incelenerek hakkında TCK.nun 146/1. madde ve fıkrasının uygulanıp uygulanmıyacağı tartışılmadan silahlı çetenin sair efradı olduğunun kabulüyle yazılı şekilde cezalandırılması,
2- Silahlı çete niteliğindeki örgütün sair efradı olup örgütün amacı doğrultusunda gerçekleştirilen eylemlre katıldığı belirlenemeyen ve örgütten kendiliğinden çekilerek yetkili mercie teslimolduğu anlaşılan sanık Sevgi Yılmaz'ın hukuki durumunun olayda uygulanma alanı bulunmayan TCK.nun 170. maddesi yerine 3618 ve 3853 Sayılı Yasalarla değişik 3419 Sayılı Yasa hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre ise;
Sanık Semih Özal'a müsnet sahte nüfus cüzdanı düzenleyip kullanma suçunun silahlı çetenin sair efradı olmak suçunun unsurlarından bulunmadığı ve bu suça ilişkin davaya bakmanın Devlet Güvenlik Mahkemesinin görevine girmediği gözetilmeden bu suçtan görevsizlik kararı verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık Semih Özal vekili ile C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 28.12.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy