(2863 S. K. m. 74)
Dava: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefetten sanıklar Osman, Süleyman, İrfan ve Celal'in yapılan yargılamaları sonunda; 17.9.1992 gün ve dair, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 17.9.1992 gün ve 1992/37 esas,1992/53 karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Celal ve o yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan; dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek, gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
1- Dosyada toplanan delillere uygun olarak kaçan kazının, herkesçe korunması gerekli, taşınmaz kültür varlığı niteliğinde olduğu bilinen tümülüs (yığma mezar)'da yapıldığı kabul edildiği halde, cezanın 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinin 1. cümlesi yerine 2. cümlesiyle tayini,
2- Sanıklardan Süleyman ve İrfan'ın ücreti karşılığında ve sanık Osman'ın izin alınmış olduğunu bildirmesi üzerine işçi olarak kazıda çalıştıklarının anlaşılmasına ve kabulün de bu yönde bulunmasına göre kişiyle ilgili ve somut delillere dayanılmadan genelden hareketle ve kabulle de çelişkiye düşülerek mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3- Kabul ve uygulamaya göre;
a) Ruhsatsız define arama suçunun oluşması için definenin elde edilmesi ve araştırmanın yapıldığı yerde bir definenin mevcut olmasının şart bulunmamasına, kazının keşfen belirlenen niteliği ve iki gün sürmüş olup define elde etmeye müsait bir aşamaya ulaşmasına göre izinsiz define araştırmak suçunun tamamlandığının kabulü gerekirken, eksik teşebbüs derecesinde kaldığından bahisle yazılı şekilde uygulama yapılması,
b) Temel ağır para cezaların Yargıtay denetimine olanak sağlamayacak biçimde hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık Celal ile o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 16.02.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy