(213 S. K. m. 360) (3100 S. K. m. 8) (3787 S. K. m. 11)
Dava: 213 sayılı Vergi Usul Kanuna muhalefetten sanık Ali'nin yapılan yargılaması sonunda; beraatine dair, Diyarbakır İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 14.6.1991 gün ve 1990/107 esas, 1991/554 karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan; dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: 1- 11.3.1987 gün ve 19397 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihten itibaren uygulanmaya başlanan Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkındaki Kanunla İlgili 9 seri numaralı Tebliğin, ödeme kaydedici cihazların kullanılma zamanı başlıklı 4. bendinin mecburiyetinin başlama tarihinden önce kendi istekleri ile ödeme kaydedici cihazları alan mükellefler, cihazların iktisap tarihinden itibaren üç ayı geçmemek üzere ödeme kaydedici cihazlara ait levhada yazılı tarihlerden itibaren kullanmaya başlayacaklardır. Diğer bir ifade ile kullanılmak üzere alınan ödeme kaydedici cihazlar iktisap tarihinden itibaren üç aydan fazla kullanım dışı tutulamayacaktır şeklindeki açıklaması ve 3100 sayılı Kanunun mükerrer 8.maddesinin son bendi hükmü karşısında 20.11.1987 tarihinde satın aldığı cihazı üç aylık süre geçtikten sonra 28.7.1988 tarihinde kullanmaya başlayan sanığa isnat olunan süresi içinde ödeme kaydedici cihaz kullanmamak suçunun oluştuğu gözetilmeden isabetsiz görüş içeren 28.1.1991 günlü bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak beraat hükmü tesisi,
2- Dava konusu suç, niteliği ve işlendiği tarih itibariyle 3 Nisan 1992 gün ve 21191 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3787 sayılı Kanunun 11. maddesinde yer alan şartlı affa tabi olduğundan; mahkemece, anılan kanunda af için öngörülen şartlar bakımından gerekli araştırmanın yapılarak, bunların yerine getirilip getirilmemiş olmasına göre sanık hakkında yeniden bir değerlendirme ve uygulama yapılmasında kanuni zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.09.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy