(765 S. K. m. 59, 125, 168) (3713 S. K. m. 5) (1412 S. K. m. 423)
Dava: Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanık Mehmet ile silahlı çetenin sair efradı olmak suçundan sanık Fevzi ve silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanıklar Halil, Osman ve Hüseyin yapılan yargılamaları sonunda; sanık Mehmet TCK. nun 125. maddesi uyarınca idam cezası ile mahkumiyetine, sanık Fevzi TCK. nun 168/2, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince onsekiz sene ağır hapis cezası ile mahkumiyetine, sanıklar Osman, Hüseyin ve Halil ise TCK. nun 169, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK. nun 59/2. maddeleri gereğince üçer yıl dokuzar ay ağır hapis cezaları ile mahkumiyetlerine dair Diyarbakır 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 2.11.1992 gün ve 1992/117 esas, 1992/452 karar sayılı sanıklar Mehmet ve Fevzi yönünden re'sen de temyize tabi olan hükümlerin Yargıtay'ca incelenmesi sanık Fevzi ile diğer sanıklar ile müdafiileri tarafından istenilmiş ve sanıklardan Fevzi yönünden incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle sanık Fevzi duruşmaya gelmediği gibi bir vekilde göndermediğinden adli ara verme nedeniyle CMUK. nun 423. maddesi uyarınca tutuklu ve acele işlere bakmakla görevli nöbetçi ceza heyetince duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Fevzi, Osman, Hüseyin ve Halil suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, suç tarihi itibariyle 3713 sayılı Kanunun 5.maddesi uygulanmış, sanık Fevzi dışındaki sanıkları yönünden cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Fevzi ile sanıklar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle haklarındaki, sanık Fevzi yönünden re'sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2) Sanık Mehmet hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Adı geçen sanığın doğum kayıtlarındaki nüfus müdürlüğü mühürleri okunaksız olduğu gibi kimliğine ilişkin tüm bilgilerin duraksamaya yer vermeyecek bir şekilde ayrıntılı olarak karar metnine dercedilmemesi suretiyle eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları öncelikle bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeksizin sanık Mehmet hakkındaki, re'sen de temyize tabi bulunan hükmün sonuçta tebliğnamedeki istek doğrultusunda ve bu nedenden dolayı BOZULMASINA, 05.08.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy