(5680 S. K. m. 16) (3713 S. K. m. 8)
Dava: Basın yoluyla devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine propaganda yapmaktan sanık H.K.nın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; 3713 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla bir kısmı iptal edilmiş olduğundan, bu nedenle sanık hakkında ceza tertibinde yer olmadığına dair A. Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 14.9.1993 gün ve 1993/69 esas, 1993/95 karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Somut olayda, sanığın dava konusu bölücülük propagandasını içeren ve mevkute niteliğinden bulunmayan, yazarı belli basılı eserin (gayri mevkutenin) sahibi olmakla beraber yayınlatma faaliyetinde de bulunması nedeniyle eserin hem sahibi, hem de yayınlatanı durumunda olduğu, gayri mevkutenin sahibi olma sıfatından doğan sorumluluğu Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile ortadan kaldırılmış olduğundan, bu sıfatından dolayı ceza verilmemesinde yasaya aykırılık bulunmamakta ise de; yayınlatan olarak cezai sorumluluğunun 5680 sayılı Basın Yasasının 16. maddesi delaletiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasasının 8. maddesinin 1. fıkrası kapsamı girdiği ve bu fıkra ile cezalandırılması gerektiği; Ancak, Basın Yasasının 16. maddesindeki yazarı belli olan basılı eserlerle ilgili hükümlerinde, mevkutelerin sorumlu Yazı İşleri Müdürleri ve mevkute tanımına girmeyen basılı eserlerin yayınlatanları arasında fark gözetilmediği, bu kişilerin eşit düzeyde ve benzer şekilde sorumlu tutuldukları nazara alınarak sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kapsamı dışında kalan 8. maddenin 2. fıkrasının - mevkutelerin sorumlu Yazı İşleri Müdürlerine ilişkin - son cümlesi ile ceza tayin edilmesinin yukarıda değinildiği gibi 16. maddenin esprisine, hak ve nesafet kurallarına uygun düşeceği düşünülerek, Dairemizin süreklilik gösteren kararları da göz önünde bulundurulmak suretiyle bu şekilde uygulama yapılması için önceki hüküm bozulmuş ve bozmaya uyulmuş olduğu halde, bozma gereği yerine getirilmeyerek yayın faaliyetine katılmayan gayri mevkute sahipleri ile ilgili olup, bunların yayınlatanları yönünden uygulama yeri bulunmayan Anayasa Mahkemesinin iptal kararından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.03.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy