(213 S. K. m. 14, 94) (6762 S. K. m. 219, 522) (3787 S. K. m. 10) (1412 S. K. m. 223)
Dava: 213 sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefetten sanık Mustafa ...'in yapılan yargılaması sonunda; kamu davasının 3787 sayılı Yasanın 10 ve 12/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına dair Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 2.6.1994 gün ve l993/l57 esas, 1994/l256 karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: l-) Dava konusu suç, niteliği ve işlendiği tarih itibariyle 3787 sayılı Kanunun 10/2. maddesinde yer alan şartlı affa tabi ise de, bu hükümden yararlanabilmek için yargılama konusu kaçakçılık suçuna ilişkin fiil nedeniyle ortaya çıkan vergi ziyaı dolayısıyla yapılmış tarhiyata isabet eden vergi aslının tamamı ile bu vergiye bağlı vergi cezaları, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları, gecikme faizi ve gecikme zamlarının tamamının ödenmiş olması veya bu Kanun hükümlerinden faydalanılarak bu Kanunda öngörülen süre ve tutarda tamamen ödenmesi şart bulunduğundan, mahkemece anılan Kanunda af için öngörülen şartlar bakımından gerekli araştırmanın yapılmadan ve bunların yerine getirilip getirilmediği tespit edilmeden, bu yasa uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
2-) Dosyada mevcut 12.8.1992 gün ve 1992/l4l-29 sayılı kaçakçılık suçu raporunda 6.9.1989 tarihinde tasfiyeye girdiği belirtilen A... Oto Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi bulunduğu bildirilen sanığa 15.10.1991 tarihinde yapılan tebligata ilişkin yazı ve tebliğ belgelerinin celp ve incelenerek, istenilen defter ve belgelerin hangi yıla ait olduğu, yapılan tebligatın 213 sayılı Kanunun 14. ve 94. maddelerine uygun bulunup bulunmadığı, keza; tebligat tarihinde sanığın mensubu olduğu şirketin tasfiyesinin devam edip etmediği, Limited Şirketin tasfiyesine ilişkin Türk Ticaret Kanunun 522. maddesi göndermesi ile Anonim Şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler ve İcra İflas Kanununun ilgili hükümleri uyarınca, özellikle Türk Ticaret Kanunun 219. maddesindeki Tasfiye halinde bulunan şirketi mahkemelerde ve hariçte temsil salahiyeti tasfiye memurlarına aittir hükmü de gözetilerek sanığa yapılan tebligatın geçerli olup almadığı saptanıp tartışılmadan ve dosya kapsamı itibariyle olayda CMUK'nun 223/son maddesindeki hal bulunmadığı halde sanığın sorgusu yapılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy