(213 S. K. m. 340, 357, 358, 360, 361) (647 S. K. m. 4, 6) (3787 S. K. m. 10, 11, 12) (765 S. K. m. 2, 81, 95)
Dava: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefetten sanık Günay Özkök'ün yapılan yargılaması sonunda; mahkumiyetine dair Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 3.5.1993 gün ve 1993/104 esas, 1993/350 karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, Dairemizce de benimsenen 31.1.1994 tarih ve 1993/9-344-18 sayılı ilamındaki açıklamalar da dikkate alınarak; 213 sayılı Kanunun 340. maddesinde yer alan Bu kanunda yazılı kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük cezaları ile Türk Ceza Kanunu'nda ve diğer kanunlarda yazılı cezalar içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez hükmü, idarece verilecek cezalarla ilgili olup, idari cezalarla mahkemelerce hükmolunacak cezaların içtima ettirilemeyeceği ve tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin bulunmasına, başka bir ifade ile bu hükmün, anılan Kanunun 357. ve devamı maddelerinde düzenlenen, mahkemelerce hükmolunacak cezalarla bir ilgisi bulunmamasına ve bu nedenle 213 sayılı Kanunun 340. maddesinin, bu yasaya aykırı davranmak suçundan açılan davalarda TCK. nun 81. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmemesine göre, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
Daha önce infaza alınmadığı takdirde aynen tenfizine karar verilen erteli mahkumiyetin, her ne kadar CK. 213, 358, 361. maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 4. ve 6. maddelerinden tesis edildiği adli sicil kaydında yazılı ise de; söz konusu erteli mahkumiyetin temas ettiği belirtilen kanun maddelerinde yazılı suçların vasıf ve mahiyeti, bu maddelerde öngörülen cezaların nev'i ve miktarı ile yapılmış uygulama dikkate alındığında, tesis edilen erteli mahkumiyete konu cezanın 213 sayılı kanunun 358, 360/1. maddeleri uyarınca yapılan tatbikata ilişkin olacağı kanaati hasıl olmakla, bahse konu Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 9.5.1988 tarih ve 1988/241-391 sayılı dosyası celp ve incelenerek 213 sayılı kanuna muhalefet suçuna ilişkin olduğunun anlaşılması halinde, 3 Nisan 1992 gün ve 21191 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3787 sayılı Kanunun 10/2, 11, 12/2. maddelerinde yer alan lehe hükümlerin, TCK. nun 2/2. maddesinde öngörülen ve Ceza Hukuku'nun ana kurallarından olan sonradan yürürlüğe giren lehe kanunun geçmişe uygulanabilirliği ilkesi uyarınca kesinleşmiş önceki mahkumiyet hükümlerine de uygulanmasının yasa gereği bulunmasına göre, belirtilen Kanun maddeleri hükümleri yönünden incelenip, gerektiğinde Maliye'den sorularak anılan Kanun uyarınca cezanın ortadan kaldırılması gerektiğinin belirlenmesi halinde, TCK. nun 95/2. maddesine göre ertelenmiş cezanın aynen infazına karar verilemeyeceği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde ertelenmiş cezanın infazına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı sonuçta istem gibi BOZULMASINA, 08.04.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy