(1412 S. K. m. 258) (3713 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 31, 33, 55, 59, 168, 169)
Dava: Silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanıklar M., M., A., M. Ş. ve B.'ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık M.'nın TCK. nun 168/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK. nun 59, 31 ve 33. maddeleri gereğince neticeten oniki yıl altı ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine, müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmasına, ceza süresi içerisinde yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına, suç vasfında vaki değişiklik nedeniyle sanık M.'in TCK. nun 169, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK. nun 55/3 ve 59. maddeleri gereğince neticeten iki yıl altı ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine, diğer sanıklar A., M. Ş. ve B.'ın ise beraatlarına dair D. 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 1.9.1994 gün ve 1993/73 esas, 1994/338 karar sayılı hükmün Yargıtaycı incelenmesi mahkum olan sanıklar vekilleri ile C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle mahkum olan sanıklar vekilince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanık M. vekillerinin duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılarak adı geçen sanık ile beraat eden sanıklar hakkında duruşmasız, sanık M. Hakkında ise duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Sanık M.'nın eylemlerinin süreklilik ve çeşitliliğine göre tebliğnamedeki bu sanığa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I- Sanıklar M. Ş., A. ve B. hakkında elde edilen delillerin dosya kapsamına uygun olarak mahkumiyetlerine yeterli nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece takdir kılınmış, sanık M. yönünden ise toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık vekili ile C. Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar M. Ş., Abdülkadir. ve B.'ın beraatlarına, sanık M.'nın ise mahkumiyetine ilişkin hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
II- Sanık M. hakkındaki hükmün incelenmesinde:
Sanık hakkında TCK. nun 168/2. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış olduğu halde CMUK. nun 258. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı verilmeden TCK. nun 169. maddesi uyarınca cezalandırılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekili ve C. Savcısının temyiz dilekçeleri ile vekilinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları öncelikle bu itibarla yerinde görülmüş bulunduğundan, hakkındaki hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu nedenden dolayı BOZULMASINA, 15.03.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy