(765 S. K. m. 31, 33, 40, 55, 59, 125, 168)
Dava: Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanık Fırat ....'ın yapılan yargılaması sonunda; TCK. nun 125, 59/l, 3l, 33 ve 40. maddeleri gereğince neticeten müebbet ağır hapis cezası ile mahkumiyetine, ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanmasına, ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına, gözetim ve tutuklulukta geçirdiği günlerin mahkumiyetinden mahsubuna dair Diyarbakır l Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 19.9.1994 gün ve l993/797 esas, 1994/459 karar sayılı re'sen de temyize tabi olan hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle, usulüne uygun olarak yapılan tebligat üzerine sanık vekillerinin bildirdikleri ilk mazeretlerinin kabul edilerek duruşmanın başka bir güne bırakıldığı, ancak ikinci kez yine mazeret beyan ederek duruşmanın başka bir güne bırakılmasını talep ettikleri bu mazeretlerinin ise heyetçe geçersiz sayılması nedeniyle sanık hakkında duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mensubu bulunduğu, silahlı çetenin, ülke topraklardan bir bölümünü Devlet egemenliğinden ayırıp, bu bölgede ayrı, bağımsız bir devlet oluşturmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahim eylemlere katıldığının sübutu mahkemece kabul edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, suç vasfı dosya kapsamına uygun şekilde ve gerekçeye dayalı olarak değerlendirilmiş, takdiri tahfif nedeniyle cezası indirilmiş bulunmakla sanık vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemişse de: Sanığın işlediği kabul olunan ve öğeleri TCK. nun 125. maddesinde belirtilen suç, madde metninden de anlaşılacağı gibi belirli bir amaca yönelik ve belirli sonuçları yaratmaya elverişli eylemleri zorunlu kılan bir amaç suçtur. Diğer bir deyişle bu suç tipinde cezalandırılan husus belirli bir amaca yönelen ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olan icra hareketleridir. Dosya kapsamından, somut olayda sanığın son eylemini, yasadaki deyimle son matuf fiilini 12.6.1993 günü gerçekleştirdiği, bu tarihten sonra aynı doğrultuda bir başka eyleminin saptanmadığı, son eylem tarihinde ise 18 yaşını bitirmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla hükmolunan temel cezanın yaşı nedeniyle TCK. nun 55/1. maddesi uyarınca indirilmesi gerekirken, TCK. nun 168 ve 125. maddelerindeki suç tipleri arasında geçişli (müterakki) bir suç söz konusu olduğu da gözetilmeden sanığın en ağır cezayı zorunlu kılan son eylem tarihindeki yaşı değil, daha hafif yaptırımı gerektiren yakalandığı tarihteki örgütsel konumu ve yaşı nazara almak suretiyle cezanın indirime tabi tutulmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re'sen de temyize tabi bulunan hükmün bu nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy