(1412 S. K. m. 208) (2845 S. K. m. 20)
Dava: Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanık Metin'in bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda; TCK. nun 125, 31 ve 33. maddeleri gereğince idam cezası ile mahkumiyetine, ömür boyu kamu hizmetlerinden mahrumiyetine, cezası süresi içerisinde kanuni kısıtlılık halinde bulundurulmasına dair Ankara İki Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 6.7.1998 gün ve 1997/199 esas, 1998/86 karar sayılı re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda;
CMUK. nun 208. maddesi iddianame, davetiye ile birlikte mahkemece sanığa tebliğ olunur hükmünü içermekte olup, aynı kanunun 236. maddesinde de duruşmaya tanıkların ve bilirkişinin yoklaması ile başlanır, bundan sonra sanığın açık kimliği ve şahsi durumu tesbit olunur. Daha sonra iddianame okunur ve 135. maddeye göre sanık sorguya çekilir denilmektedir.
2845 sayılı kanunun 20. maddesi Bu davalarda C. Savcılığı, sanığın kimliğini, suç teşkil eden eylemin neden ibaret olduğunu, kanuni unsurları ile uygulanması istenen kanun maddelerini ve delilleri belirtmek suretiyle iddianameyi özetleyerek okuyabilir hükmünü öngörmektedir.
Bu açıklamalara göre iddianame sanığa tebliğ edilmiş olsa bile duruşmada mutlak olarak okunması gerekmesine binaen mahkemece bu zorunluluğa uyulmadan sanığın sorgusunun yapılması ve ayrıca sanığın nüfus kayıtlarındaki mührün okunaksız olması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tabi olan hükmün bu sebepden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.11.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy