(765 S. K. m. 31, 33, 55, 59, 81, 125, 168) (3713 S. K. m. 5) (3419 S. K. m. 1)
Dava: Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanıklar İrfan Böçkün, Halil Süren, Orhan Bakay, Veysi Kelekçier ve Ahmet Tamir ile silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanık İbrahim Çolak'ın yapılan yargılamaları sonunda; Sanıklardan Ahmet Tamir'in müsnet suçtan dolayı TCK. nun 125, 59, 31 ve 33.maddeleri gereğince müebbet ağır hapis cezası ile mahkumiyetine, sanıklardan İbrahim Çolak'ın müsnet suçtan dolayı TCK. nun 168/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK.nun 55, 59 ve 31. maddeleri gereğince sonuç olarak sekiz yıl altı ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine, suç vasfında vaki değişiklik nedeniyle sanıklar İrfan Böçkün, Halil Süren ve Orhan Bakay'ın TCK.nun 168/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK.nun 59, 31 ve 33.maddeleri gereğince oniki'şer yıl altı'şar ay ağır hapis, cezası ile mahkumiyetlerine, diğer sanık Veysi Kelekçier'in ise TCK.nun 168/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK.nun 59, 81/2, 31 ve 33. maddeleri gereğince ondört yıl yedi ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine dair Diyarbakır 4 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 15.4.1999 gün ve 1994/875 esas 1999/108 karar sayılı sanıklardan Ahmet Tamir yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş ve sanıklardan İbrahim Çolak dışındaki tüm sanıklar vekilleri tarafından incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebliğata rağmen sanıklardan İbrahim Çolak dışındaki sanıklar vekillerinin duruşmaya gelmedikleri ve geçerli bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla tüm sanıklar haklarında duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanık Halil Süren'in vahamet arz eden olaylara iştirak ettiği mahkemece de kabul edilmiş olması karşısında TCK. nun 125. maddesi yerine, yazılı madde ile ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, bozma sebebi sayılmamıştır.
l) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ahmet Tamir'in mensubu bulunduğu silahlı çete niteliğindeki örgütün ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede bağımsız ayrı bir devlet kurmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldığının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanık Veysi Kelekçier, İbrahim Çolak ve Halil Süren'in örgütün sair efradı oldukları kabul edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar vekilleri ile C. Savcısının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle sanık Ahmet Tamir yönünden re'sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
2) Diğer sanıklar İrfan Böçkün ve Orhan Bakay ile ilgili temyize gelince;
Sanık İrfan Böşkün'ün vahamet arz eden olaylara iştirak ettiği mahkemece de kabul edilmiş olması karşısında; TCK. nun 125. maddesi yerine, yazılı madde ile ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından, bozma sebebi sayılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay aşamasında Pişmanlık Yasasından yararlanmak isteğinde bulunan sanıkların bu talepleri yönünden Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere İlişkin 4450 Sayılı Kanun uyarınca hukuki durumlarının yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 10.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy