(765 S. K. m. 59, 146, 168) (1412 S. K. m. 257) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını ilgaya teşebbüs suçundan sanıklar İrfan Çağrıcı, Ekrem Baytap, Tamer Aslan, Mehmet Ali Şeker, Cengiz Sarıkaya, Ziver Kartal ve Kudbettin Gök silahlı çetenin özel vazifeyi haiz elemanı olmaktan sanıklar Rıdvan Çağrıcı, Mehmet Kaya, İhsan Deniz ve Hüsnü Yazgan silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanıklar Mehmet Okatan, Gül Aslan, Mehmet Zeki Deniz ve Mehmet Zeki Yıldırım ile silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanık Mehmet Salih Yıldız'ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan İrfan Çağrıcı, Ekrem Baytap, Tamer Aslan, Mehmet Ali Şeker ve Cengiz Sarıkaya'nın müsnet suçtan dolayı ayrı ayrı mahkumiyetlerine, sanıklardan Ziver Kartal, Kudrettin Gök, Rıdvan Çağrıcı, Mehmet Kaya, İhsan Deniz ve Hüsnü suç vasfında vaki değişiklik nedeniyle sanıklar Mehmet Okatan, Gül Aslan, Mehmet Zeki Deniz ve Mehmet Zeki Yıldırım'ın ise müsnet suçtan dolayı TCK.nun 168/2, 3713 sayılı kanunun 5, TCK.nun 59/2, 31 ve 33. maddeleri gereğince neticeten ayrı ayrı oniki'şer yıl altı'şar ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetlerine diğer sanık Mehmet Salih Yıldız'ın ise müsnet suçtan dolayı mahkumiyetine dair İSTANBUL 3 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 24.7.2000 gün ve 1993/205 esas, 2000/154 karar sayılı sanıklardan İrfan Çağrıcı, Ekrem Baytap, Tamer Aslan, Mehmet Ali Şeker, Rıdvan Çağrıcı, İhsan Deniz ve Mehmet Salih Yıldız tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanıklardan Rıdvan Çağrıcı, Mehmet Kaya, Gül Aslan, Tamer Aslan, Mehmet Ali Şeker ve Mehmet Zeki Yıldırım vekillerinin duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanıklar ile sanıklardan Cengiz Sarıkaya ve Mehmet Salih Yıldız haklarında duruşmasız, diğer sanıklar haklarında ise duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: A- I ) Mevcut Demokratik Laik Rejimi silah zoru ile yıkıp yerine şer'i esaslara dayalı bir rejim kurmayı amaçlayan yasadışı silahlı çete niteliğindeki İslami Hareket Örgütü mensubu olarak örgüt amacı doğrultusunda matuf eylemlerde bulunmak suçundan sanık,
Kastamonu İli, Araç İlçesi, Yukarıçobanözü Köyü, cilt no: 127, sayfa no: 37, Kütük sıra no: 23'de nüfusa kayıtlı, Yusuf ve Sabahat oğlu 27.6.1963 doğumlu İrfan Çağrıcı'nın,
TCK.nun 146/1. maddesi uyarınca ölüm cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 3 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesince 24.7.2000 gün ve 1993/205 esas, 2000/154 karar sayılı hükmün duruşmalı olarak sanık İrfan Çağrıcı ve sanık vekili tarafından temyiz edilmesi ve CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince de re'sen temyize tabi olması nedeniyle ilgili dava evrakının C. Başsavcılığınca tebliğname düzenlenerek daireye gönderilmesi üzerine, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda aşağıdaki karar tespit edildi:
Hazırlık soruşturması ile kamu davasının açılmasında usul ve yasa hükümlerine uyulduğu, ( Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile 2845 sayılı yasa hükümleri ) mahkemenin yer ve madde itibariyle kamu davasına bakmaya yetkili olduğu, kanuna uygun olarak teşekkül ettiği ve kurulu oluşturan hakimlerin hükme katılmalarına engel hallerinin bulunmadığı,
Duruşmalarda C. Savcısının hazır olduğu;
Açık yargılama kurallarına uyulduğu;
Hükmün gerekçeli olduğu;
Savunma hakkının kısıtlanmadığı; re'sen de temyize tabi olan hükmün sanık ve vekili tarafından temyiz edildiğinin, öncelikle belirlenmesini müteakip hükmün esas yönünden incelenmesine geçildi:
Dosya içeriğine göre;
Sanığın mevcut Demokratik Laik Rejimi silah zoru ile yıkıp yerine şer'i esaslara dayalı bir rejim kurmayı amaçlayan silahlı çete niteliğindeki İslami Hareket Örgütü mensubu olarak örgütün amacı doğrultusunda çeşitli faaliyetlerde bulunmak ve;
1- 7.3.1990'da Mehmet Çetin Emeç ve Sinan Ercan'ın öldürülmesi,
2- 4.9.1990'da Turan Dursun'un öldürülmesi,
3- 10.12.1991'de Sedat Simavi'nin mezarına bomba konulması,
4- 4.6.1992'de Ali Akbar Gorbani'nin kaçırılması ve öldüren kişilere teslim edilmesi,
5- 17.5.1994'de örgüt yararına fidye almak amacıyla Cristina Diana Cozantiono'nun kaçırılmasına ilişkindir.
B- SANIĞIN MENSUBU OLDUĞU İSLAMİ HAREKET ÖRGÜTÜ:
Örgütün 1987 yılında Batman ilinde, İran'dan etkilenen bir grup tarafından oluşturulduğu, gayelerinin mevcut demokratik laik rejimi silah zoru ile yıkıp yerine şer'i esaslara dayalı bir rejim kurmak olduğu,
Örgüt mensuplarının; adam kaçırma ve öldürme, bombalama, silahlı gasp ve soygun, hırsızlık gibi eylemleri gerçekleştirdikleri belirlenmiştir.
C- SANIĞIN ÖRGÜTE GİRİŞİ, BU ÖRGÜTTEKİ YERİ VE EYLEMLERİ:
Sanık İrfan Çağrıcı'nın 1983 yılında iki kez İran'a gidip mensubu olduğu çetenin amacı doğrultusunda askeri ve siyasi eğitim aldığı, Türkiye'de dönüşünde Hizbullah adlı bir örgütün genel emirliğini üstlendiği, bu örgüte mensup kişilerin yakalanmasıyla aranır duruma düştüğü, 1984 yılında İran'a gidip 1987 yılında döndüğü, İran'da kaldığı süre içinde ve Türkiye'ye dönüşü sonrasında örgütsel ilişkilerini geliştirdiği, çok sayıda örgüt mensubunu örgüt amaçları doğrultusunda askeri ve siyasi eğitim almaları için İran'a götürdüğü, 26.12.1992'de Yalova'da örgüt mensuplarının katılımı ile yapılan ve örgütün İslami Hareket olarak adlandırıldığı, genel şurada yasama şurasına ve sonra da askeri kanattan sorumlu olarak icra şurasına seçildiği,
Mehmet Çetin Emeç ve Sinan Ercan'ın öldürülmelerinin karar ve eylem süreçlerine bizzat katıldığı,
Turan Dursun'un öldürülmesine ilişkin talimatı verdiği ve öldüren kişiyi araçla eylem yerine götürüp eylem sonrasında kaçırdığı,
Sedat Simavi'nin mezarına bomba konulması talimatını verdiği ve gözcü olarak katıldığı,
Ali Akbar Gorbani'nin kaçırılması talimatı verdiği ve kaçırılan bu kişiyi öldüren kimselere teslim ettiği,
Örgüt yararına fidye almak amacıyla adam kaçırma talimatı verdiği ve sonrasında Cristina Diana Cozantino'nun kaçırıldığı,
D- YARGILAMA SAFAHATI:
a- İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi C. Başsavcılığının 24.7.1996 tarih ve 1995/2252 Hz., 1996/963 - 900 sayılı iddianamesi ile sanığın,
M. Çetin Emeç ve Sinan Ercan'ın öldürülmelerine bizzat katıldığı, Turan Dursun'un öldürülmesinin talimatını verdiği ve eyleme katıldığı, Ali Akbar Gorbani'nin kaçırılmasının talimatını verdiği ve öldüren kimselere teslim ettiği, Sedat Simavi'nin mezarına bomba konulması talimatını verdiği ve bu eyleme katıldığı, bu itibarla TCK.nun 146/1. maddesi uyarınca, yine;
İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi C. Başsavcılığının 29.8.1996 tarih ve 1996/357 Hz, 1996/155 - 109 sayılı iddianamesi ile sanığın,
Örgüt yararına fidye almak amacıyla adam kaçırma talimatı vermesi üzerine Cristina Diana Cozantino'nun kaçırıldığı, fidye parasını teslim alacak kişiyi gönderdiği bu itibarla, TCK.nun 146/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
b- Sanığın Savunmaları:
Sanık kolluk ifadesinde üzerine atılı eylemleri detaylı olarak ikrar etmiş, C. Savcılığında, M. Çetin Emeç ve Sinan Ercan'ın öldürülmelerine ilişkin karar alma ve eylem organizasyonunda yer aldığına, ancak öldürme eylemine bizzat katılmadığına, Turan Dursun'un öldürülme talimatını verdiğine ve eyleme katıldığına, Sedat Simavi'nin mezarına bomba konulması, A. A. Gorbani'nin ve C.D. Cozantino'nun kaçırılmasına dair kabule yönelik kolluk anlatımlarının doğru olduğuna ilişkin ikrarda bulunarak Pişmanlık Yasası hükümlerinden yararlandırılma talebinde bulunmuştur. Hakim huzurunda, C. Savcısına verdiği ifadenin doğru olduğunu beyan etmiş, mahkemede ise inkara dayalı siyasi savunma yapmıştır.
c- Deliller:
Sanığın kolluk, savcılık ve sorgu aşamasındaki ayrıntılı ve süreklilik gösteren ikrarları,
Diğer sanıkların sanık ikrarları ile uyumlu ifadeleri,
Sahte kimlikle yakalanması ve gösterdiği yerlerde ele geçen çok sayıda sahte kimlik belgeleri, faturalar, ruhsatnameler ve ilgili expertiz raporları,
Matuf eylemlere ilişkin yer göstermeleri ve buna dair mahkemece düzenlenen video kaset izleme tutanağı,
Gösterdiği yerlerden elde edilen çok sayıda makineli tüfek, tabanca, mermiler ve ilgili expertiz raporları,
Matuf eylemlere ilişkin eylem evrakları, otopsi tutanakları,
d- Mahkemenin kabul ve değerlendirmesi;
Mahkemece sanığın, İslami Hareket örgütü mensubu ve icra şurası üyesi olduğu, örgütün amacı doğrultusunda işleniş şekli, zaman ve özellikleri itibariyle ülkede kurulu Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacına yönelik örgütsel bağlılık ve ülke genelinde organik bütünlük içerisinde ağır zarar tehlikesi sonucunu doğuracak boyut ve önemde bulunan ve TCK.nun 146/1. maddesi kapsamına giren, M. Çetin Emeç ve Sinan Ercan'ın öldürülmesine bizzat katılması, A. A. Gorbani'nin kaçırılması talimatını vermesi ve öldürenlere teslim etmesi, Sedat Simavi'nin mezarına bomba konulma talimatını vermesi ve bu eyleme katılması, örgüt yararına fidye almak amacıyla adam kaçırma talimatı vermek suretiyle C. D. Cozantino'nun fidye amacıyla kaçırılması eylemlerini gerçekleştirdiği kabul edilmiş,
Sanık hakkında yasal gerekçe gösterilerek TCK.nun 59. maddesinin uygulanması yoluna gidilmemiştir.
NETİCE VE KANAAT:
TCK. 146/1. maddesindeki açık ifadeye göre;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisini ıskata veya vazifesini yapmaktan men'e cebren teşebbüs, bu suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır. Bu maddi unsuru gerçekleştirmeye matuf ve ciddi tehlike yaratacak nitelikteki her fiil, bu maddenin kapsamı içinde düşünülecektir.
Sanıkların mensubu oldukları örgütün yurt genelinde yaygın örgütlenme biçimi, tespit edilen vahim nitelikteki çok sayıda adam öldürme, bombalama, oto hırsızlık ve gasp gibi silahlı eylemleri ve ele geçen silahları, patlayıcıları nazara alındığında TCK.nun 146/1. maddesi kapsamında matuf eylemleri gerçekleştirmek amacı ile oluşturulmuş silahlı çete niteliğinde bir örgüt olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Karar yerinde de belirtildiği üzere, bu amaca yöneldiğinde kuşku bulunmayan yukarıda açıklanan silahlı eylemlerin nitelik ve nicelikleri itibariyle ciddi tehlike doğurduklarının kabulü gerekmekte olup öldürme, kaçırma ve bombalama eylemlerine katıldığı anlaşılan sanık İrfan Çağrıcı'nın 146/1. maddesi uyarınca ölüm cezası ile cezalandırılmasında ve yukarıda açıklandığı üzere, yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek hakkında TCK.nun 59. maddesinin ve sanığın yakalanış biçimi, mahkeme aşamasında suçlamaları reddetmesi, örgütü çökertici yeterli belge ve bilgi vermemesi karşısında 3419 sayılı yasanın değişik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
A-II ) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Tamer Arslan, M. Ali Şeker; Cengiz Sarıkaya'nın mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasasını zorla değiştirip, yerine dini esaslara dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik vahamet arz eden olaylara fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanıklar Rıdvan Çağrıcı, Ziver Kartal, Mehmet Okatan, Gül Aslan, M. Zeki Deniz'in toplanan deliller ve dosya kapsamına göre örgütün sair efradı oldukları kabul edilmiş, sanık İrfan Çağrıcı dışındaki sanıklar için cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, tüm sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar ve sanıklar vekillerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanıklar M. Zeki Deniz, Mehmet Okutan, Ziver Kartal ve İrfan Çağrıcı vekillerinin ileri sürdükleri temyiz itirazlarının reddiyle re'sen de temyize tabi olan Kastamonu İli, Araç İlçesi, Yukarıçobanözü Köyü, Cilt No. 127 Sayfa No: 37 Kütük Sıra No: 23'de nüfusa kayıtlı Yusuf ve Sabahat oğlu 27.6.1963 doğumlu sanık İrfan Çağrıcı, Tamer Arslan, Mehmet Ali Şeker, Cengiz Sarıkaya ve diğer sanıklar Rıdvan Çağrıcı, Ziver Kartal, Mehmet Okatan, Gül Aslan haklarındaki hükmün oybirliği ile M. Zeki Deniz hakkındaki hükmün ise oyçokluğu ile ONANMASINA,
B- Sanıklar Kudbettin Gök, Mehmet Kaya, Hüsnü Yazgan, İhsan Deniz, Ekrem Baytap, M. Zeki Yıldırım haklarındaki temyiz incelemesinde;
a- Sanık Kudbettin örgütün icra şurasına bağlı silahlı biriminde görev aldığı, Turan Dursun'un öldürülmesi öncesinde talimat üzerine istihbarat yaptığı, öldürme olayında kullanılan silahın sanık ve diğer bazı sanıklarca polis kontrolü üzerine terk edilen örgüte ait araçta ele geçirildiği, kaldığı örgüt evinde çok sayıda silah ve patlayıcının bulunduğunun anlaşılması karşısında sanığın TCK. nun 146/1. maddesi ile cezalandırılması yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Sanıklar Mehmet Kaya, Hüsnü Yazgan ve İhsan Deniz'in 26.12.1992'de Yalovada yapılan örgütün genel şurasına katılıp burada örgütü yönetecek ve yönlendirecek olan ve ayrıca örgütün tüm pratik eylem ve faaliyetlerinden sorumlu icra şurasını belirlemeye yetkili olan yasama şurası üyeliğine seçildikleri ve böylece örgüt yönetiminde özel görev aldıkları kabul edildiği halde TCK.nun 168/1. maddesi ile cezalandırılmaları gerekirken, yazılı şekilde cezalandırılmaları,
c- Sanık Ekrem Baytap hakkında, Abbas Golizade'nin kaçırılması eyleminden dolayı dava açılmadığı halde CMUK.nun 257. maddesine aykırı olarak bu eylemin kabule esas alınması,
d- Sanık M. Zeki Yıldırım hakkında A. A. Gorbani'nin öldürülmesinden sonra cesedi gömme fiilinden dolayı kamu davası açıldığı, halbuki sanığın bu kişiyi kaçırılmasından sonra öldürüldüğü Yalova'daki villada teslim aldığı, başka kimselerce sorgusunun yapıldığı 5 günlük süreçte orada kaldığı ve koruma görevi yaptığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında davaya konu edilmemiş bu eylemlerine ilişkin olarak açılmış başka dava olup olmadığının araştırılması, varsa birleştirildikten yoksa dava açılması sağlandıktan sonra suçunun niteliği belirlenip değerlendirilmesi gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı,
C- Sanık M. Salih Yıldız hakkındaki temyize gelince;
Sanık M. Salih Yıldız hakkında, 16.1.2001 gününde verilen erteleme kararı, mahkumiyet kararının temyizinden sonra dosyanın ele alınıp 4616 sayılı yasa gereğince, verilmesi nedeniyle, hukuken geçersiz ve yok hükmünde sayılıp, kabule konu suçun tarihi, niteliği ve temyizin kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede;
Hükümden sonra 22.12.2000 tarih ve 24268 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 23.4.1999 tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı şartla salıverilmeye, dava ve cezaların ertelenmesine dair 4616 sayılı yasa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve vekillerinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasında sanıklar Hüsnü Yazgan, İhsan Deniz, Ekrem Baytap ve Kudbettin Gök vekilleri ile sanık Hüsnü Yazgan'ın ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık Ekrem Baytap yönünden re'sen de temyize tabi hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, sanıklar Mehmet Kaya, İhsan Deniz, Hüsnü Yazgan, Kudbettin Gök, Ekrem Baytap yönünden tayin olunan ceza miktarı itibarı ile kazanılmış haklarının saklı tutulmasına oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY :
Sanık Mehmet Zeki Deniz'in 25.12.1992 tarihinde oturduğu Batman İlinden, kendisini daha önce tanıyan sanık Ekrem'in çağrısı üzerine İstanbul'a geldiği, 26.12.1992 günü Yalova ilinde yapılan örgüt toplantısına katıldığı, daha sonra Batman'a döndüğü, 1993 yılı Mayıs ayı içinde tekrar Batman'dan ayrıldığı, örgüt üyeleri tarafından çalınan otoların teslim işlemleriyle sanık Ekrem tarafından görevlendirildiği, sanık Ekrem'in kendisine "Mehmet Salih Oğur" adına düzenlenen sahte hüviyet cüzdanı, "Yusuf Kumantaş" adına düzenlenen sahte sürücü belgesi düzenlenerek verdiği, sanık Ekrem'in, talimatı ve para yardımı ile İstanbul Fatih ilçesi Kirmasti Mahallesi Hafız Paşa Sokak. 7/4 sayılı evi kiraladığı, daha sonra Batman'dan ailesini de getirdiği, Sanık Erkemin, örgütün çaldığı otoların satışını yapacak Batman ilindeki "Yardımcılar" şirketinin sahipleri sanıklar Mehmet Şah ve Mehmet Nuri Yardımcı'ya teslim edileceği ve bu sanıklar ile İstanbul'da buluşacakları konusundaki talimatı uyarınca sanığın 1993 Haziran ayında İstanbul'da sanık Mehmet Şah Yardımcı ile görüştüğü, sanık Mehmet Şah'ın otoların teslim işlemlerinin kardeşi sanık Mehmet Nuri ile yapılacağını istenilen teminat mektubunu da kardeşinin getireceğini açıkladığı, bunun üzerine sanık Mehmet Nuri ile buluştukları, sanık Ekrem'in talimatı ile "Semih Vural" adına düzenlenmiş çekleri Mehmet Nuri'den aldığı, otolar geldiğinde kendisini Batman İlinden çağıracağını bildirdiği, sanık Ekrem'in kendisine dört adet oto teslim etmesi üzerine sanık Mehmet Nuri'yi çağırdığı ve kardeşi sanık Fahrettin ile birlikte gelen sanık Mehmet Nuri'ye teslim ettiği kısa süreli aralıklarla bu şekilde sanık Mehmet Nuri'ye otuz bir adet çalıntı oto teslim ettiği, karşılığında Batman İlinden Banka havalesi ile İstanbul Üsküdar İş Bankası Şubesinde "Mehmet Salih Oğur" hesabına gönderilen paraları "Mehmet Salih Oğur" adına düzenlenmiş sahte kimliği ile çektiği, sanık Mehmet Nuri Yardımcı'dan, sanık Mehmet Şah'ın keşide ettiği,sanık Ekrem'in taşıdığı sürücü belgesine uygun olarak "Semih Vural" adına düzenlenmiş, Emanette kayıtlı her biri Sekizyüzmilyon lira bedelli iki adet çeki aldığı, daha önce almış bulunduğu para ve çekleri sanık Ekrem'e verdiği, 1993 Ağustos ayı içinde sanık Ekrem'in talimatı ile sanıklar Hüseyin Afşar ve Adnan Dedeş ile buluştuğu, kendisini, örgüt içinde kullandığı "Erdal" kod ismi ile tanıttığı, çalıntı otoların, örgüte gelir sağlamak amacıyla tescil işlemlerini yaptıracaklarını, işin gizli olduğunu ve kod ismi seçmeleri gerektiğini açıkladığı, sanık Hüseyin'in "Kürşat" sanık Adnan'ın "Aydın" kod isimlerini seçerek teklifi kabul ettikleri, sanıklar Adnan ve Hüseyin'den aldığı fotoğrafları sanık Ekrem'e verdiği, sanık Ekrem tarafından "Nezir Küçükoğuz" adına sahte olarak düzenlenen sanık Adnan'ın fotoğrafı bulunan hüviyet cüzdanı ve çalıntı 1993 model Doğan marka otoya ait sahte belgeleri sanık Adnan'a, "Mahmut Selçuk Kavılı" adına düzenlenen sanık Hüseyin'in fotoğrafı bulunan sahte hüviyet cüzdanı ve çalıntı Toyota marka otoya ait sahte belgeleri sanık Hüseyin'e verdiği, sanıklar Adnan ve Hüseyin'in bu sahte belgeler ile otoların tescil işlemlerini yaptırdıkları, sanığın kendisine sanık Ekrem tarafından teslim edilen çalıntı 34 RL 915 plaka sayılı Şahin marka otoyu, sanıklar Adnan ve Hüseyin'e yapacakları işlerde kullanmaları için verdiği, ayrıca bu işler için bir büro kiralamaları için onbeşmilyon lira verdiği, 4.10.1993 günü sanık Hüseyin'e verdiği "Semih Vural" adına düzenlenen sahte kimlik ve sahte oto belgeleri ile sanık Hüseyin'in yakalandığı, daha sonra yakalanan sanık Adnan ve sanık Hüseyin aracılığı ile ilişki kurulan sanık Mehmet Zeki Deniz'in yakalandığı, evinde yapılan aramada, sanığın yakalanışına ilişkin bölümde açıklanan suç eşyalarının evinde bulunduğu iddiası ile TCK.nun 168/2. maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
Mahkeme yaptığı yargılama sonunda sanığı aynı maddeden cezalandırmıştır.
Sanık Emniyette suçlamaları kabul etmiş, C. Savcılığında ve diğer aşamalarda suçlamaları reddetmiştir. Sanığın aleyhine İrfan Çağırıcı, Tamer Arslan, Mehmet Kaya, İhsan Deniz, Hüsnü Yazgan, Kudbettin Gök ve M. Zeki Yıldırım'ın beyanları mevcuttur.
Mahkeme sanığın örgüt toplantılarına katıldığını, 1993 yılında Ekrem Baytap'ın çağrısı ile İstanbul'a gelerek örgüt üyeleri tarafından çalınan otoların teslim işleri ile görevlendirildiğini, sahte kimlik ve sahte sürücü belgesi konusunun doğru olduğunu, ev kiralama işinin ve çalıştı otoların paralarının sahte kimlikle çekilerek Ekrem Baytap'a verildiğini kabul etmiştir.
Toplanan delillere göre sanık çalınan otoların teslim işlemleri ile ilgili olarak örgüt mensubu sanık Ekrem tarafından özel olarak görevlendirilmiş, sahte belgeler verilmiş, devamlı olarak bu görevi ifa etmiştir. Ayrıca sanık örgüt şura üyesi olup delege sıfatı ile şura'da seçime katılmış ve yasama şura'sı üyeleri seçiminde oy kullanmıştır. Kendisine şura'ya giderken yasama ve icra üyeleri seçiminin yapılacağı da duyurulmuştur. Burada da şura üyesi olarak yasama meclisi için oy kullanmak suretiyle özel görevi haiz olmuştur.
Özel görev almak demek; yazılan kitaplarda ve içtihatlarda belirtildiği üzere, çeteye katılmanın zorunlu gerekleri dışında, amacına göre belirli derecede önemli bir görev üstlenmek demektir.
Kanunda "hususi bir vazifeyi haiz" ile ilgili olarak gayeye ilişkin bir görev veya çetenin dahili faaliyetlerle ilgili bir görev ayrımı yapılmamakla beraber, "hususi bir görevle vazifeli olmak" mefhumundan, çetenin kuruluş gayesine ait suçun işlenmesi için gerekli hareketlerden biri ile yükümlü olan kimse anlaşılmalıdır.
Bu vazifenin, gayeye uygun olarak önemli bir mahiyet taşıması da gereklidir.
Kanundaki özel görev, amirlik ve komutanlık gibi ve buna eşdeğerde diğer mensuplardan fazla cezaya mesnet teşkil eden farklılık ve devamlılık arz eden bir vazife ile görevlendirilmiş olmak şeklinde kabul etmek gerekir. Örneğin devamlı olarak bir fabrikada propaganda yaparak üye kazandırmak için görevlendirilmek ya da devamlı bir biçimde seminer vermek özel bir görev kapsamına girer. Askeri Yargıtay'ın görüşü de bu doğrultudadır.
Açıklanan nedenlerle, suç vasfına binaen sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak koşulu ile hususi bir vazifeye haiz eleman olmasından dolayı TCK.nun 168/1. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun bu sanıkla ilgili onama kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy