(765 S. K. m. 169) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanıklar İbrahim Akkum, Ahmet Mersan, Ferhat Demiralp ve Ömer Tekin'in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan Ahmet Mersan hakkında açılan kamu davasının 4616 sayılı kanunun 1/4. maddesi uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine, diğer sanıkların ise mahkumiyetlerine dair Diyarbakır 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden verilen 11.12.2001 gün ve 2000/200 esas, 2001/386 karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Ömer Tekin, sanıklar vekili ve C. Savcısı tarafından istenilmiş ve sanık İbrahim Akkum yönünden incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle sanık İbrahim Akkum hakkında duruşmalı, diğer sanıklar hakkında ise duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar Ömer Tekin, İbrahim Akkum ve Ferhat Demiralp'in örgütle organik bağ içinde süreklilik ve çeşitlilik gösteren faaliyetleri tespit edilmediğinden tebliğnamedeki bu sanıklara ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Ömer Tekin, İbrahim Akkum ve Ferhat Demiralp'in suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, İbrahim ve Ferhat'ın yaşları nedeniyle cezaları indirilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar vekillerinin temyiz dilekçeleri ile sanık İbrahim vekilinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA,
2) Sanık Ahmet Mersan'a ilişkin temyize gelince:
Sanığa ait olduğu iddia edilen, dosyada fotokopisi mevcut el yazmanı özgeçmiş raporunun bilgisayar çıktısı olup aslının mevcut olmadığının Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün 28.8.2000 gün ve 718 sayılı yazısı ile bildirilmiş olması karşısında bu belgeye ait bilgisayar çıktısının ve diğer belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya celbinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeksizin kararın bu nedenle sonuçta istem gibi BOZULMASINA, 04.07.2001 gününde bozmada oybirliği ile onamada oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanık Ömer Tekin'in 1996 yılında Abdurrahman isimli şahısla camide tanıştığını, bu şahsın propagandası ile Hizbullah örgütüne girdiği, bunun talimatıyla camide küçük çocuklara 1 yıl süre ile ders verdiği 6.9.2000 tarihli örgüt evinde ele geçen dökümanlarda sanığın adının geçtiği, yine kardeşi Enver'e ait dökümanda da isminin bulunduğu, 26.12.1999 tarihinde ders verirken yakalandığı, sanığın örgütün muhasebe elemanı olarak görev yaptığı,
Sanık İbrahim Akkum'un cami sorumlusu Cengiz Gündoğdu'nun propagandası sonucu örgütle irtibat kurduğu, bu şahıstan siyasi ders aldığı, Hacı Cemil Camiinde ders elemanı olarak faaliyet gösterdiği, örgüte eleman kazandırmak amacıyla tebliğ ve propaganda çalışması yaptığı, örgüte para yardımında bulunduğu, 26.12.1999 tarihinde Hacı Cemil Camiinde küçük çocuklara ders verirken yakalandığı, ayrıca Mardin'deki hücre evinde ele geçirilen dökümanlarda adının geçtiği örgütte kültür sorumlusu olduğu,
Sanık Ferhat Demiralp'in;
Cami sorumlularının propagandaları sonucu örgütle irtibata geçtiği, İhsan isimli şahıstan ders aldığı, örgüt mensuplarının sorumluluğunda 1997 yılından 1999 yılı mayıs ayına kadar küçük çocuklara ders verdiği, tebliğ ve propaganda faaliyetlerinde bulunduğu, 26.12.1999 tarihinde camide çocuklara ders verirken yakalandığı, Mardin'de hücre evinde ele geçirilen dökümanlarda adının geçtiği, örgütte muhasebe elemanı olarak çalıştığı,
İddia, sanıkların birbirlerini doğrulayan ilk ifadeleri, tüm dosya kapsamı ve örgütsel dökümanlarda adlarının geçmesi, camide küçük çocuklara ders verirken, suçüstü yakalandıklarının anlaşılması karşısında; faaliyetlerinin niteliği, örgütün yapısı, çeşitlilik ve sürekliliği göz önüne alındığında sanıkların TCK. nun 168/2. maddesi gereğince cezalandırılmaları kanaati ile CMUK. nun 326. maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak koşuluyla mahkemenin kararının bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy