(765 S. K. m. 31, 33, 36, 40, 59, 61, 67, 146, 168, 497) (3713 S. K. m. 5) (4721 S. K. m. 471) (1412 S. K. m. 258, 322)
Dava: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını ilgaya teşebbüs suçundan sanıklar Tamer Çilingir, Özkan Pekgüleç ve Necatin Ayaz ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını ilgaya teşebbüs ve gasp'a fer'an iştirak etmek suçlarından sanık Ebru Dinçer'in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan Tamer Çilingir, Özkan Pekgüleç ve Necatin Ayaz'ın müsnet suçtan dolayı ayrı ayrı mahkumiyetlerine, diğer sanık Ebru Dinçer'in ise suç vasfında vaki değişiklik nedeniyle TCK. nun 168/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK.nun 59/2, 31 ve 33, TCK.nun 497/1, 61, 65/3, 59/2, 40 ve 36.maddeleri gereğince takdiren oniki yıl altı ay ağır hapis cezası ve iki yıl bir ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine dair İstanbul 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 28.2.2002 gün ve 1996/141 esas, 2002/46 karar sayılı sanıklardan Tamer Çilingir, Özkan Pekgüleç ve Necatin Ayaz yönlerinden re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri, sanıklardan Tamer Çilingir ve Özkan Pekgüleç ile C.Savcısı tarafından istenilmiş, sanıklar vekilleri ile sanıklardan Tamer Çilingir ve Özkan Pekgüleç tarafından incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanıklardan Tamer Çilingir vekilinin duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği anlaşılmakla, adı geçen sanık Tamer Çilingir hakkında duruşmasız, diğer sanıklar hakkında ise duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Tamer Çilingir, Özkan Pekgüleç ve Necatin Ayaz'ın mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasını zorla değiştirip, yerine (marksist - leninist ilkeye) dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanık Tamer Çilingir dışındaki sanıklar hakkında cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran res'en de temyize tabi hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar ve vekillerinin temyiz dilekçeleri ile sanıklar Özkan Pekgüleç ve Necatin Ayaz vekillerinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanıklar Özkan Pekgüleç ve Necatin Ayaz yönünden; 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 471.maddesiyle TCK. nun 33.maddesinde yapılan zımni değişiklik nedeniyle hapis halinin sona erdirilmesine kadar yerine ceza süresince yasal kısıtlılık halinde bulundurulmalarına karar verilmesi,
b) Sanık Tamer Çilingir hakkında hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 1/A.maddesi uyarınca idam cezasının müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmesinin gerekmesi, bozmayı icap ettirmiş olup;
Hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bu cihetlerin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK. nun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar Özkan Pekgüleç ve Necatin Ayaz hakkında hüküm fıkrasındaki ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına cümlesinin çıkartılarak yerine hapis halinin sona ermesine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına, sanık Tamer Çilingir hakkında ise idam cezası ile cezalandırılması yerine müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına denilmek suretiyle diğer yönleri doğru bulunan hükmün bu sanıklar yönünden istem gibi düzeltilerek ONANMASINA,
2) Sanık Ebru Dinçer yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında TCK'nun 146/1.maddesi uyarınca tecziyesi için kamu davası açıldığı halde; TCK. nun 497/2.maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilip, TCK'nun 497/1. maddesi uyarınca uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında, uygulanan madde yönünden CMUK'nun 258. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekili ile C.Savcısının temyiz dilekçeleri ve duruşmalı inceleme sırasında sanık vekilinin ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy