(765 S. K. m. 33, 125) (4721 S. K. m. 471)
Dava: Silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanık Ali D.'ın yapılan yargılaması sonunda; Mahkumiyetine dair İZMİR Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 9.5.2002 gün ve 2001/206 esas, 2002/113 karar sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanık vekilinin duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği anlaşılmakla duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
1-) Sanığın, 19.10.1993 tarihinde Selahattin A. ve Bedri Ç.'in öldürülmesi eyleminde istihbarat toplayıp, sorgulandığı evin dışında beklediği, 12.11.1993 tarihinde Mehmet Ö.'in öldürülmesi eyleminde, istihbarat toplayıp, eylem silahını temin ettiği, Eylül 1993 tarihinde Adil T.'ın öldürülmesi eyleminde istihbarat çalışması yaptığının kabulü karşısında; eylemlerinin bir bütün olarak TCK.nun 125. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Kabule göre ise; 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 471. maddesiyle TCK.nun 33. maddesinde yapılan zımni değişiklik nedeniyle "hapis halinin sona ermesine kadar" yerine "ceza süresince" yasal kısıtlılık halinde bulundurulmasına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 326/son. Maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla istem gibi BOZULMASINA, 16.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy