(765 S. K. m. 2) (3713 S. K. m. 1) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Hükümlü İsa Armağan'ın Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Nolu Askeri Mahkemesinin 18.10.1979 gün ve 1979/821-540 sayılı kararı ile idam cezasına, Ankara 2 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesinin 5.3.1981 gün ve E.1980/272- K.1981/198 sayılı kararıyla verilen 18 yıl 9 ay ağır hapis cezasının Ankara 4.Ağır Ceza Mahkemesince 26.5.1995 tarih ve 1995/45 müt. sayılı içtima kararıyla verilen 18 yıl 9 ay ağır hapis cezasının infazında, idam cezasının 3713 sayılı Kanunun, 18 yıl 9 ay ağır hapis cezasının ise 4758 sayılı Kanunla değişik 4616 sayılı Kanun hükümlerine göre infazı düşünülerek şartlı salıverme talebinin kabulüne dair, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 24.5.2002 gün ve 2002/122-123 sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin, Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinin 4.6.2002 gün ve 2002/461-461 sayılı kararın;
İnfazı gereken cezaların hem 3713 sayılı Kanun hem de 4616 sayılı Kanun kapsamında kalması durumunda TCK. nun 2/2. maddesi uyarınca lehe sonuç doğuran kanun tespit edilerek buna ilişkin infaz hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiği, ancak içtima edilen cezaların bir bütün olarak değerlendirilerek lehe olan kanunun uygulanması yerine, idam cezasının 3713 sayılı Kanuna göre, 18 yıl 9 ay ağır hapis cezasının ise 4616 sayılı Kanun hükümlerine göre infaz edilmesi gerektiğinden bahisle, şartla salıverilme kararı verilmiş olmasına göre, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 6.8.2002 gün ve 34445 sayılı yazılı emrine atfen, C. Başsavcılığının 2.9.2002 gün ve Y.E.9/132074 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelendi.
Sonuç: İdam cezası ile muvakkat hürriyeti bağlayıcı cezaların içtima edileceğine dair ilgili yasalarda bir hüküm bulunmadığı halde, mahkemece yasaya uygun olmayarak içtima kararı verilmesi hükümlü aleyhine bir sonuç doğurmayacağından, ayrı bir suç ve ayrı bir hükümle gelen idam cezasının 3713 sayılı yasanın geçici maddesi gereğince 10 yıl olarak infazının gerekmesi, ayrı bir suç ve ayrı bir hükümle gelen 18 yıl 9 ay ağır hapis cezasının tabi olduğu en lehe infaz rejiminin ise 4616 ve 4758 sayılı yasalarda öngörülen infaz rejimi olması karşısında; yazılı emre konu edilen kararlarda bu nedenle bir isabetsizlik görülmediğinden yazılı emre atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Hükümlü hakkında hem 3713 sayılı Yasa ve hem de 4616 sayılı Yasanın 4758 sayılı Yasa ile değişik hükümlerinin uygulanması olanağı bulunan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından içtima ettirilmiş olan iki hükümlülüğü ile ilgili olarak 4616 sayılı Yasanın 4758 sayılı Yasa ile değişik 1-2. maddesi hükmü de nazara alındığında toplam ceza miktarı bakımından yapılacak uygulamada TCK. nun 2. maddesi hükmüne göre 3713 sayılı Yasanın uygulanması daha ziyade lehe bulunmakta olup, yazılı emre istinaden bu doğrultuda görüş bildirilerek düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteğinin kabulü yerine yazılı düşüncelerle reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy