(466 S. K. m. 2) (YCGK. 15.10.1990 T. 1990/9-194 E. 1990/229 K.)
Dava: Haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 466 sayılı Kanun gereğince tazminat isteğinde bulunan Zeki'nin bu isteğinin reddine dair (Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.7.2002 gün ve 2002/89 Esas, 2002/163 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davanın reddine karar verildiği halde, davalı Hazine vekili yararına dilekçe yazım ücretine hükmedilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Ancak;
Naip Hakimce düzenlenen dosya inceleme tutanağından kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmış olup,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.1990 gün ve 9-194-229 sayılı kararı uyarınca da "466 sayılı Yasanın 2. maddesinde öngörülen 3 aylık dava açma süresinin, kesinleşen beraat kararının bizzat sanığa tebliği ile başlayacağı" gözetilmeden davaya devamla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının 20.6.2002 günlü inceleme sırasında alınan beyanına yanlış anlam verilmek suretiyle kesinleşmiş beraat kararını öğrendiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 15.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy