(765 S. K. m. 33, 146) (1412 S. K. m. 317, 318) (4721 S. K. m. 471)
Dava: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını ilgaya teşebbüs etmekten sanıklar Yadigar, Demiral, Atılcan, Rafet, Hasan ve Osman; silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanıklar Mehmet, Nurgül, Ali, Mehmet, Hakan ve Ali'nin bozmaya uyularak yapılan yargılamaları sonunda; mahkumiyetlerine dair ADANA 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 4.12.2001 gün ve 2000/27 esas, 2001/268 karar sayılı sanıklardan Yadigar, Demirel, Atılcan, Rafet, Hasan ve Osman yönlerinden re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar ve sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş ve sanıklardan Mehmet, Nurgül, Ali, Hakan, Ali, Yadigar, Atılcan, Rafet ile Osman yönünden incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanıklardan Osman ve Nurgül vekillerinin duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanıklar ile duruşmalı inceleme isteğinde bulunmayan sanıklar hakkında duruşmasız, diğer sanıklar hakkında ise duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1 ) Haklarındaki kararlar daha önce temyiz edilmeyerek kesinleşen sanıklar Rukiye, Özgür, Emre, Bülent, İsmail, Gülhan, Gülay, Mustafa'ya ilişkin olarak başka sanıklar yönünden yapılan bozma sonrası yeniden kurulan hüküm hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğundan bu sanıklara yönelik müdahil idare vekilinin temyiz itirazlarının CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2 ) Sanıklar Yadigar, Demiral, Atılcan, Rafet, Hasan, Osman, Hakan, Nurgül, Ali haklarında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık Yadigar vekilinin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteğinin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca REDDİNE,
Dosya kapsamı ve kabule göre; sanıklardan Hakan'ın patlayıcı madde atmak, sanık Ali'nin de okuldan hırsızlık yapmak suçlarından ayrıca ceza tayin edilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Yadigar, Demiral, Atılcan, Rafet, Hasan ve Osman'ın mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasını zorla değiştirip, yerine Marksist-Leninist ilkeye dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, diğer sanıklar Hakan, Nurgül ile Ali'nin silahlı çetenin sair efradı oldukları dosya kapsamına uygun şekilde kabul edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar Yadigar, Nurgül, ve Yadigar, Atılcan, Rafet, Osman, Hakan, Nurgül, Ali vekillerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanıklar Atılcan, Rafet, Hakan ve Ali vekillerinin ileri sürdükleri yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 471.maddesiyle TCK.nun 33.maddesinde yapılan zımni değişiklik nedeniyle "hapis halinin sona ermesine kadar" yerine "ceza süresince" yasal kısıtlılık halinde bulundurulmalarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki "ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına" cümlesinin çıkartılarak yerine sanıklar Yadigar, Demiral, Atılcan, Rafet, Hasan, Osman, Hakan, Nurgül, Ali'nin "hapis hallerinin sona ermesine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına" denilmek suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri doğru bulunan ve sanıklar Yadigar, Demiral, Atılcan, Rafet, Hasan, Osman yönlerinden re'sen de temyize tabi olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
3 ) Sanıklar Mehmet, Mehmet ve Ali'ye ilişkin temyizlere gelince;
Sanıklar Mehmet ile Mehmet ve Ali vekillerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında Mehmet ve Ali vekillerinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına, mevcut delillere ve mahkemenin kabulüne göre;
a- Sanıklar Mehmet ve Mehmet'in 13.6.1994 günü müşteki Recep'e ait 42 T 2549 plakalı ticari aracını silah zoru ile gasp ederek bu kişinin hürriyetini tahdit ettikleri,
b- Sanık Ali'nin örgütsel faaliyetleri yanında ayrıca 42 AP 121 plakalı otonun çalınması ve 7.2.1994 tarihinde Konya Tekel deposunun soyulması eylemine katıldığı;
Böylece sanıkların örgüt adına vahamet arz eden olayları fiilen gerçekleştirdikleri anlaşıldığından eylemlerinin TCK.nun 146/1.maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek haklarında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, aleyhe temyiz bulunmadığından, CMUK.nun 326.maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak üzere hükmün istem gibi BOZULMASINA 8.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy