(765 S. K. m. 2, 169) (4616 S. K. m. 1)
Dava: TCK.nun 169. maddesine uyan suçtan dolayı İstanbul 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 17.6.1993 gün ve E.1992/371 - K.1993/140 sayılı kararı ile 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına hükümlü olup, hakkında yakalama müzekkeresi bulunan Ayşe Ö.'ın 4616 sayılı Kanun hükümlerinden yararlandırılarak şartla salıverilmesi isteminin reddine ilişkin İSTANBUL 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 23.9.2002 gün ve 2002/508 Müt. sayılı kararına itiraz üzerine İSTANBUL 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen 30.9.2002 gün ve 2002/369 Müt. sayılı ret kararının;
4616 sayılı Kanunun 1/9. maddesi bendini iptal eden Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihine kadar bir yasal düzenleme yapılmamış olması karşısında iptal hükmü geçerli olmuş ve anılan bent hükmündeki teslim olma koşulu kalkmış olmasına göre, sonradan Anayasa Mahkemesinin 28.5.2002 tarih, 2002/99-51 sayılı kararı ile 4616 sayılı Kanunun 1/2. maddesi bendindeki değişiklik hükmü iptal edilmiş bulunan, 4758 sayılı Kanunun 27.4.2002 tarihinden geçerli olacağı hükmünün sonradan yürürlüğe girmiş aleyhe düzenleme içerdiği, bunun TCK.nun 2. maddesi hükmü doğrultusunda hükümlü için doğmuş bulunan lehe durumu ortadan kaldırmayacağı gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK.nun 343. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 15.11.2002 gün ve 48407 sayılı yazılı emrine atfen, C. Başsavcılığının 22.11.2002 gün ve 180197 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelendi.
Karar: 4616 sayılı yasanın 1/9. maddesini iptal eden Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihine kadar bir yasal düzenleme yapılmamış ise de; Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihinden sonra 22.5.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4758 sayılı Yasa ile yasadan yararlanabilmek için 3 aylık başvuru ve teslim şartı getirildiği hükümlünün yakalama emrine rağmen bu süre içerisinde yetkili mercilere başvurup teslim olmadığı gibi halen firar da olduğu bu nedenle de TCK.nun 2. maddesinin olayda uygulama yerinin bulunmadığı anlaşıldığından,
Sonuç: Yazılı emre dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteğinin bu nedenle REDDİNE, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy