(765 S. K. m. 31, 33, 59, 125, 168) (3713 S. K. m. 5) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanıklar Basri Kılınç ve Cengiz Altun ile silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanıklar Gürsel Çelik ve Makbule Özbek'in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan Basri Kılınç'ın müsnet suçtan dolayı mahkumiyetine, sanıklardan Cengiz Altun'un suç vasfında vaki değişiklik nedeniyle, sanıklardan Gürsel Çelik'in ise müsnet suçtan dolayı her iki sanığın TCK. nun 168/2, 3713 sayılı kanunun 5, TCK. nun 59, 31 ve 33. maddeleri gereğince sonuç olarak ayrı yarı oniki'şer yıl altı'şar ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetlerine, diğer sanık Makbule Özbek'in ise eyleminin TCK. nun 169. maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla hakkındaki kamu davasının 4616 sayılı yasanın 1/4. maddesi gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair Diyarbakır 4 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 5.6.2001 gün ve 1998/252 esas, 2001/230 karar sayılı sanıklardan Basri Kılınç yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklardan Gürsel Çelik ve Cengiz Altun vekilleri ile C. Savcısı tarafından istenilmiş, sanıklar Gürsel Çelik ve Cengiz Altun vekillerince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebliğata rağmen sanıklardan Cengiz Altun vekilinin duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği anlaşılmakla adı geçen sanık Cengiz Altun ile sanıklar Basri Kılınç ve Makbule Özbek haklarında duruşmasız, diğer sanık Gürsel Çelik hakkında ise duruşmalı olarak yapılan incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Basri Kılıç'ın mensubu bulunduğu silahlı çete niteliğindeki örgütün ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede bağımsız ayrı bir devlet kurmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldığının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanık Gürsel Çelik'in dosya kapsamı itibariyle örgütün sair efradı olduğu kabul edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Gürsel vekilinin temyiz dilekçesi ile duruşmalı inceleme sırasına ileri sürdüğü yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, sanık Basri Kılınç yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Diğer sanıklarla ilgili temyizlere gelince;
a) Sanık Cengiz Altun'un ekin yakma eylemlerine katıldığı, 29.9.1998 tarihinde silahlı çatışmaya girdiği, bu halde iken yakalandığının anlaşılması karşısında TCK. nun 125. maddesi yerine yazılı madde ile cezalandırılması,
b) Sanık Makbule Özbek'in örgütle organik bağ kurduğu, kod adı aldığı örgüte eleman kazandırma, lojistik destek sağlanma ve kuryelik yapma faaliyetlerinde bulunduğu eylemlerinin süreklilik ve çeşitlilik arzettiği cihetle örgüt üyeliğinden TCK. nun 168/2. maddesi ile ceza tayini yerine 4616 sayılı yasanın uygulanması,
Sonuç: Kanuna aykırı sanık Cengiz Altun vekili ile C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, sanık Cengiz Altun'un ceza yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 12.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy