(765 S. K. m. 33) (4721 S. K. m. 471) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Silahlı çetenin sair efradı olmak ve patlayıcı madde atmaktan sanıklar Serdar, Ömer ve Hüseyin'in bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; Mahkumiyetlerine dair İSTANBUL 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 1.5.2003 gün ve 2002/96 esas, 2003/112 karar sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanıklardan Ömer ve Hüseyin vekillerinin duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği anlaşılmakla adı geçen sanıklar hakkında duruşmasız, diğer sanık Serdar hakkında ise duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1 ) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Ömer ve Hüseyin'in suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 471.maddesiyle TCK.nun 33.maddesinde yapılan zımni değişiklik nedeniyle "hapis hallerinin sona ermesine kadar" yerine "ceza süresince" yasal kısıtlılık halinde bulundurulmalarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki "ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına" cümlesinin çıkartılarak yerine "hapis hallerinin sona ermesine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına" denilmek suretiyle diğer yönleri doğru bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2 ) Sanık Serdar'a ilişkin temyize gelince;
Yerinde görülmeye sair itirazlarının reddine; Ancak,
a- 27.11.1976 doğumlu olan sanığın, sübutu kabul edilen, 15.7.1992, 6.8.1993 ve 1993 yılı Ramazan ayı tarihli molotof kokteyli atma eylemleri ile ilgili olarak ceza tayini sırasında yaş küçüklüğünün nazara alınmaması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
b- 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 471.maddesiyle TCK.nun 33.maddesinde yapılan zımni değişiklik nedeniyle "hapis halinin sona ermesine kadar" yerine "ceza süresince" yasal kısıtlılık halinde bulundurulmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık hakkındaki hükmün bu nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA 21.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy