(3713 S. K. m. 6)
Dava: Basın yolu ile yasadışı terör örgütünün propagandasını yapmak suretiyle yardım ve yataklık etmek ve terör amacı ile terörle mücadelede görev alanların kimliğini açıklamak suretiyle hedef göstermek, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Ülkesi ve Milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine propaganda yapmaktan sanık Ali Ercan Gökoğlu'nun yapılan yargılaması sonunda; sanığın bölücülük propagandası yapmak suçundan beraatine, diğer suçlarından mahkumiyetine dair İstanbul 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 27.11.2002 gün ve 2002/118 esas, 2002/324 karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili ve C. Savcıları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Mevkutenin bir önceki ay ortalama fiili satış miktarı esas alınması gerekirken, unun dörde bölünmesi suretiyle 3713 sayılı Yasanın, 6/1-son maddesi uyarınca eksik ağır para cezası tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
1) Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, dava konusu yazıların içeriklerine, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre ve hükümden sonra yürürlüğe giren 4928 sayılı Yasanın 19/b maddesi ile 3713 sayılı Yasanın 8. maddesi yürürlükten kaldırılmış olması karşısında sanık vekili ve C. Savcılarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, mahkemece 3713 sayılı Yasanın 6/1-son maddesinden kurulan mahkumiyete ilişkin ve aynı Yasanın 8. maddesine aykırılık suçundan beraate ilişkin hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) TCK. nun 169. maddesine aykırılık suçu ile ilgili olarak ise;
Hükümden sonra 7.8.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4963 sayılı Yasanın 2. maddesi ile yapılan değişiklik karşısında sanığın eyleminin 3713 sayılı Yasanın 7/2. maddesinde belirlenen silahlı terör örgütünün şiddet veya terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapmak suçunu oluşturması sebebiyle hukuki durumunun buna göre yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili ve C.Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy