(765 S. K. m. 169) (5237 S. K. m. 314)
Dava: Silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanık Suat ile silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanıklar Şeyh Mehmet, Salih ve Mehmet'in yapılan yargılamaları sonunda; Mahkumiyetlerine dair DİYARBAKIR 4 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 27.2.2003 gün ve 1999/323 esas, 2003/26 karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık Suat vekili ve diğer sanıklar tarafından istenilmiş, sanıklardan Şeyh Mehmet ile sanık Suat vekilince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle sanıklardan Suat ve Şeyh Mehmet haklarında duruşmalı, diğer sanıklar Salih ve Mehmet haklarında ise duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Salih ve Mehmet'in suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle bu sanıklar hakkındaki hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA,
2) Diğer sanıklara ilişkin temyizlere gelince;
a- Sanık Suat'ın yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; Ancak,
Örgütün sair efradı olduğu kabul edilen sanığın 17.11.1999 tarihinde yakalanıp serbest bırakıldıktan sonra 22.10.2001 tarihli iddianame ile açılan ikinci davadaki sübutu kabul edilen hangi eylemlerinin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu karar yerinde açıklanmadan sonradan ele geçen ve örgüt üyeliği suçunun delilleri olan belgelerin örgüte yardım suçunu oluşturduğundan bahisle TCK.nun 169.maddesinden de mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı,
b- Sanık Şeyh Mehmet'in camide örgütsel ders verdiği hususunda yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gibi ders almaktan ibaret eyleminin hükümden sonra 7.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Yasanın 2.maddesi ile TCK.nun 169.maddesinde yapılan değişiklikte gözetildiğinde atılı suçu oluşturmayacağından sanığın beraatine karar verilmesinin gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icabettirmiş sanık Suat vekili ile sanık Şeyh Mehmet'in temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanıklar vekilinin ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA 13.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy