(1412 S. K. m. 32, 260, 308) (2709 S. K. m. 141)
Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanıklar RA., M.C. ve M.B. ile silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanık M.E.nin yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan RA. ve M.C.nin müsnet suçtan dolayı ayrı ayrı mahkumiyetlerine, sanık M.B.nin ise suç vasfında vaki değişiklik nedeniyle TCKnun 168/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK nun 59/2, 31 ve 33. maddeleri gereğince on iki yıl altı ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine, müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ve hapis halinin sona erdirilmesine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına, sanık M.E.nin beraatine dair Istanbul 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden verilen 12.12.2002 gün ve 1996/202 esas, 2002/366 karar sayılı sanıklardan R.A. ve M.C. yönünden re' sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi ceza alan sanıklar vekilleri ile C. Savcısı tarafından istenilmiş ve ceza alan sanıklar yönünden incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle ceza alan sanıklar yönünden duruşmalı, beraat eden sanık yönünden ise duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
1) Sanık RA. nın 6.8.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasasından yararlanma isteği karşısında hukuki durumunun buna göre yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2) Sanık M.B. hakkında 3713 sayılı Yasa'nın 5. maddesinden ek savunma imkanı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMUK nun 258. maddesine muhalefet edilmesi,
3) Birleşen 2001/48 Esas sayılı dosyada yer alan onaylı suretlerden sorgu zaptında katip imzası ve 21.7.1999 tarihli duruşma tutanağının birinci sayfasında ise mahkeme başkanının imzasının bulunmaması karşısında imzalan imal edilmiş sorgu zaptı ve tutanağının onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmese gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Sanık M.C. ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle başka dava sanığı A.E. hakkındaki dava dosyası celbedilip incelenerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5) Sanıklar RA. ve M.E. haklarında kurulan hükümde ise; Gerekçeli karar sorun, gerekçe ve sonuç bölümlerinden oluşup, sorun bölümünde somut olay ile suçun işlenmesindeki özellikler ve suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, gerekçe kısmında mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasında bağ kurulmalı, bir başka deyişle bu delillerle neden bu sonuca ulaşıldığı anlatılmalı ve hukuki nitelendirme yapılmalı ve sonuç bölümünde ise hüküm fıkrası yer almalıdır.
İncelenen dosyada mahkemenin her bir sanığın her bir suçu için bu ilkeler doğrultusunda hüküm kurması gerekirken genel ve soyut ifadelerle gerekçeden yoksun karar verilmesi suretiyle T.C. Anayasası'nın 141, CMUK.nun 32, ve 308/7. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık M.C. ve RA., M.B. ve M.C. vekilleri ile DGM. C.Savcısının temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında RA., M.C., M.B. vekillerinin 'ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen sanıklar RA. ve M.C. yönlerinden re' sen de temyize tabi olan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA 22.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy