(1136 S. K. m. 168)
Dava: Haksız olarak tutuklu kaldıkları günler için 466 sayılı Kanun gereğince tazminat isteğinde bulunan Adem, Kutbettin, Serdal ve Muhittin'e ayrı ayrı 223.081.731'er lira maddi, 300.000.000'ar lira manevi tazminat ve KDV.si ile birlikte 60.000.000'ar lira dilekçe yazım ücretinin verilmesine dair T. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.3.2003 gün ve 2002/294 esas, 2003/83 karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Naip Hakim tayin edilerek evrak üzerinden karar verilmesi gerekirken duruşma açılarak karar verilmesi telafisi mümkün bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin inceleme neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Avukatlık Yasasının 168.maddesinde,yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak Avukatlık Ücretinin asgari haddini gösteren Avukatlık Ücret Tarifesinin hazırlanacağı ön görülmüş olup, bu ücrete Avukatlık ücreti dışında kalan katma değer vergisi uygulanacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, Mahkemelerin yasa hükümleri ile bağlı olduğu ve yasada yer almayan bir hususu düzenleyen tarifeye göre karar vermelerinin, hukukun genel kurallarına ve Anayasanın 73.maddesinde yazılı "Vergi, Resim, Harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır" şeklindeki düzenlemeye aykırılık teşkil edeceği ve sadece tarifede gösterilen vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden; yasada öngörülmeyen Katma Değer Vergisinin de bu ücrete eklenmesi suretiyle hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle istem gibi BOZULMASINA, bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 2.bendinde yer alan "KDV.si ile birlikte" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle diğer yönleri itibariyle doğru olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA 10.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy