(3713 S. K. m. 6/2, 8/2) (765 S. K. m. 2/2, 79)
Dava: Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine propaganda yapmak ve terör örgütünün açıklamalarını yayınlamak suçlarından sanıklar K G'nin yapılan yargılamaları sonunda; Sanıklardan K'nın terör örgütünün açıklamalarını yayınlamak suçundan beraatine, diğer suçundan ise mahkumiyetine, diğer sanık G'nin ise dava konusu yazının içeriğindeki Terörle Mücadele Yasasının 6/2.maddesine uygun kabul edilen suçun TCK.nun 79.maddesi gereğince 3713 sayılı Kanunun 8/2.maddesinde düzenlenen suç içerisinde eridiği ve tek suç oluşturduğu kabul edilerek hakkında 3713 sayılı Kanunun 8/2, TCK.nun 59, 647 sayılı Kanunun 5.maddeleri gereğince 937.500.000 lira ağır para cezası ile mahkumiyetine ve cezasının taksitlendirilmesine dair İSTANBUL 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 14.6.2002 gün ve 2001/264 esas, 2002/164 karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar vekili ile C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Cumhuriyet Savcısının temyizinin, kapsamı itibariyle; Terörle Mücadele Yasasının 6.maddesine ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
TCK.nun 2/2.maddesi ve 23.2.1938 gün 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre, yasa hükümlerinin suç tarihinden sonra değiştirilmesi halinde, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın lehteki ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak somut olaya göre sonuçlarının karşılaştırılması ve sanığın lehine sonuç doğuran yasanın bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilip 3713 sayılı Yasanın 8/2.maddesi uyarınca; ağır para cezasının mevkutenin bir önceki ay ortalama satış miktarının % 90'ı üzerinden hesaplanması gerekirken her iki sanık hakkında yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sanık K tarafından 14.2.2002 günlü celsede S'nin yazar olarak açıklanması, 14.6.2002 günlü celsede sunulan aidiyet belgesinde ise yazar olarak M'nin görülmesi ve 5680 sayılı Basın Yasasının 16.maddesinde öngörülen yazarın doğru şekilde açıklanması gereği karşısında, yazarın kimliği konusunda oluşan çelişki giderilmeden bu sanık hakkında tayin olunan hapsin paraya çevrilmesi,
Aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1 ) Yapılan duruşmaya, incelenen yazının içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre C.Savcısı ve sanıklar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık G'ye ilişkin eleştiri dışında yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
2 ) Sanık K'ya ilişkin temyize gelince;
Dava konusu yazının içeriğindeki Terörle Mücadele Yasasının 6/2 maddesine uygun kabul edilen suçun TCK.nun 79.maddesi gereğince 3713 sayılı Yasanın 8/2.maddesinde düzenlenen suç içerisinde eridiği ve tek suç oluşturduğu kabul edilmesine karşın, atılı suçtan ayrıca beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, C.Savcısı ve sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA 1.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy