(765 S. K. m. 146/1) (2709 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 32, 260, 308/7)
Dava: Silahlı çetenin sair efradı olmak ve silahlı gasp suçlarından sanıklar Mehmet ve Cahit; silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanık İbrahim ve silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanık Deniz'in bozmaya uyularak yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan Deniz hakkında açılan kamu davasının 4616 sayılı Kanunun 1/4.maddesi gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine, diğer sanıkların ise mahkumiyetlerine dair İSTANBUL 4 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 20.11.2002 gün ve 2002/177 esas, 2002/254 karar sayılı sanıklardan Mehmet ve Cahit yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtayca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklardan Cahit dışındaki sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş ve sanıklardan İbrahim ile Deniz yönünden incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezaların TCK.nun 69 ve devamı maddeleri uyarınca içtimaına karar verilmesi yasal zorunluluk olup, cezaların ayrı infaz rejimlerine tabi olmasının hüküm kesinleştikten sonra infaz aşamasında gözetilecek bir husus olduğu düşünülmeden bu konuda yazılı şekilde hüküm tesisi, tayin edilen cezaların süreleri itibariyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık İbrahim hakkında 28.11.2001 gün ve 1994/638 Esas- 2001/259 Karar sayılı hüküm temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olup bozmadan sonra bu sanık hakkında yeniden verilen karar yok hükmünde bulunduğundan sanık vekilinin temyiz isteğinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Diğer sanıklara ilişkin temyize gelince;
a ) Sanık Deniz hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme isteğinin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık Deniz vekili ile DGM.C.Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu sanık hakkındaki hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
b ) Sanık Mehmet hakkında ise;
aa- Gerekçeli karar; sorun, gerekçe ve sonuç bölümlerinden oluşup, sorun bölümünde somut olay ile suçun işlenmesindeki özellikler ve suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, gerekçe kısmında mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasında bağ kurulmalı, bir başka deyişle bu delillerle neden bu sonuca varıldığı anlatılmalı ve hukuki nitelendirme yapılmalıdır. Sonuç bölümünde ise hüküm fıkrası yer almalıdır.
İncelenen dosyada mahkemenin sanığın isnad edilen her bir eylemi için bu ilkeler doğrultusunda hüküm kurması gerekirken genel ve soyut ifadelerle gerekçeden yoksun karar verilmek suretiyle T.C.Anayasasının 141, CMUK.nun 32, 260 ve 308/7. maddelerine muhalefet edilmesi,
bb- Kabule göre de;
Sanığın kabule esas alınan eylem ve faaliyetlerinin nitelik ve vahameti itibariyle TCK.nun 146/1.maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
c ) Sanık Cahit'e ilişkin olarak ise;
Sübutu kabul edilen eylemlerinin, niteliği itibariyle örgütün amacı doğrultusunda amaç suçun gerçekleşmesine yönelik olarak vahamet arz ettiğinin tüm dosya kapsamıyla anlaşılması karşısında TCK.nun 146/1.maddesi uyarınca cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, DGM.C.Savcısı ile sanık Mehmet vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar Mehmet ve Cahit yönlerinden re'sen temyize tabi hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, sanık Cahit yönünden aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle CMUK.nun 326.maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 8.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy