(765 S. K. m. 46, 47, 170)
Dava: Silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanıklar Ali, Nazım, Bayram, Mehmet, Bayram ve Abdullah ile silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanıklar Yurdakül, Abdurrahim, Abdi ve Fırat'in yapılan yargılamaları sonunda; sanıkların müsnet suçtan dolayı ayrı ayrı mahkumiyetlerine, sanıklardan Bayram ve Bayram haklarında 4450 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair DİYARBAKIR 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 17.12.2002 gün ve 2000/202 esas, 2002/432 karar sayılı sanıklardan Ali yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar vekilleri ile sanıklardan Bayram Görmez tarafından istenilmiş, sanıklardan Bayram ve Yurdakül dışındaki sanıklar vekillerince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanıklar vekillerinin duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla tüm sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Dosyada bulunmayan duruşma zabıtlarının vekillerde bulunan tasdikli suretleri temin edilerek dosyaya konulmuş, sanıklar ve vekilleri asıl tutanakların yerine konulan bu belgelerin doğruluğunu kabul etmiş olmaları, sanık Ali hakkında Adana Devlet Güvenlik Mahkemesinde açılan kamu davasının TCK.nun 170.maddesi gereğince ortadan kaldırıldığının anlaşılması, sanık Nazım hakkında Diyarbakır 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 2002/117 esas sayılı dosyasında açılan davada atılı suçun ayrı bir eyleme ilişkin olması karşısında sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamenin bu yönlere ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir,
1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıklar Bayram, Nazım, Mehmet, Abdurrahim, Bayram, Yurdakül, Abdi, Fırat ve Abdullah'ın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezalarını azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabet görülmemiş olduğundan sanıklar Bayram, Nazım, Mehmet, Abdurrahim, Bayram, Yurdakül, Abdi, Fırat, Abdullah'ın vekilleri ile sanık Bayram'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu sanıklar hakkındaki hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanık Ali ile ilgili temyize gelince;
Sanık hakkında TCK. nun 46 ve 47. maddelerinin uygulanması bakımından 19.9.2000 günlü oturumda başlatılan araştırma sonuçlandırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tabi olan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy