(4721 S. K. m. 471) (765 S. K. m. 33, 125) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanıklar Orhan Varol ve Selim Sır'ın yapılan yargılamaları sonunda; mahkumiyetlerine dair Diyarbakır 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 11.12.2001 gün ve 1997/270 esas, 2001/488 karar sayılı sanık Orhan Varol yönünden re'sen, diğer sanık Selim Sır yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık Selim Sır vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanık Selim Sır vekilinin duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği anlaşılmakla her iki sanık hakkında duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede bağımsız ayrı bir devlet kurmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Selim Sır vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
Hükümden sonra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 471. maddesiyle TCK. nun 33. maddesinde yapılan zımni değişiklik nedeniyle sanıkların hapis hallerinin sona ermesine kadar yerine ceza süresince yasal kısıtlılık halinde bulundurulmalarına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK. nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına cümlesinin çıkartılarak yerine hapis hallerinin sona ermesine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına denilmek suretiyle diğer yönleri doğru bulunan sanık Orhan Vural yönünden re'sen Selim Sır yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün istem gibi düzeltilerek ONANMASINA, 09.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy