(3713 S. K. m. 5, 6, 8) (765 S. K. m. 30, 72, 169) (5680 S. K. m. 16) (647 S. K. m. 4)
Dava: Basın yoluyla yasadışı terör örgütünün propagandasını yaparak silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmak, terörle mücadelede görev alanların kimliğini açıklamak suretiyle hedef göstermek, terör örgütünün bildiri ve açıklamalarını yayınlamak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine propaganda yapmak, halkı ırk, bölge ve sınıf farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek suçlarından sanıklardan Erkan Yirdem ve Hatice Ruken Kılıç'ın yapılan yargılamaları sonunda; Sanıklardan Erkan Yirdem'in 3713 sayılı Kanunun 6/1, 8/2, 6/2-son, TCK. nun 72. maddeleri gereğince 1.552.950.000 lira ağır para cezası ile mahkumiyetine, diğer suçlarından ise beraatine, diğer sanık Hatice Ruken Kılıç'ın 3713 sayılı Kanunun 6/1-son, 8/2, 6/2-son, TCK. nun 169, 3713 sayılı Kanunun 5, 5680 sayılı Kanunun 16, 647 sayılı Kanunun 4, TCK. nun 72. maddeleri gereğince 8.559.127.800 lira ağır para cezası ile mahkumiyetine, diğer suçlarından ise beraatine dair İstanbul 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 24.10.2002 gün ve 2001/312 esas, 2002/241 karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekili ve C. Savcısı tarafından istenilmiş ve sanıklar vekilince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Koşulları bulunmadığından sanıklar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin REDDİNE,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dava konusu yazıların içeriklerine ve tekmil dosya kapsamına göre sanıklar vekilinin ve C.Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Ancak;
1) Dava konusu mevkutenin:
a) 43. sayfasında yayımlanan İşte bunları söyleyerek çıktılar yola başlıklı yazının bütünlüğü itibariyle mevkutedeki konumu nedeniyle sanık Hatice Ruken Kılıç yönünden yasadışı örgütlerin propagandası niteliğinde olduğundan aynı mevkute 48. sayfada yer alan Öldüler, Yenilmediler başlıklı yazı ile birlikte TCK. nun 169. maddesine muhalefet suçunu oluşturacağı ve tek suç olarak kabulü ile bu sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) 8-9. sayfalarında yayımlanan yazı nedeniyle, 3713 sayılı Yasanın 8. maddesinde 4744 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle verilecek ağır para cezasının hiçbir şekilde üç milyar liradan aşağı olamayacağı ve maddenin bir bütün olarak uygulanması gerektiği dikkate alındığında maddedeki önceki düzenlemenin sanıkların lehine olduğu, bu itibarla da sanıklar hakkında para cezası tayin olunurken mevkutenin bir önceki ay ortalama satış miktarının yüzde doksanının uygulamaya esas alınması gerektiği gözetilmeden tümü itibariyle değerlendirildiğinde aleyhe olan yasa maddesinin bir bölümü uygulanmak ve üç bölü dördü üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle noksan ağır para cezası tayini kanuna aykırı,
2) Hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile değişik TCK. nun 30/2. maddesi gereğince 1000 TL küsurunun nazara alınmamasının gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icap ettirmiş, sanıklar vekili ve C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy