(765 S. K. m. 159/3) (5680 S. K. Ek m. 1/3)
Dava: Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarını neşren tahkir ve tezyif etmekten sanık Elif'in yapılan yargılaması sonunda; Mahkumiyetine dair ŞİŞLİ 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.8.2002 gün ve 2001/2610 esas, 2002/621 karar sayılı hükmün Yargıtayca incelemesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Öncelikle bir üyenin sanığın savunması alınmadan eksik soruşturma ile karar verilmiş olduğuna ilişkin düşüncesi oylanarak oyçokluğu ile eksik soruşturma bulunmadığına karar verildikten sonra işin esasına yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığa savunmasını yapması için iki celsede mehil verildiği halde en son celseye gelmediği, herhangi bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususa ilişkin düşünceye iştirak olunmamıştır.
1 ) Dava konusu yazı bir bütün olarak ele alınıp incelendiğinde içeriği itibariyle TCK.nun 159/3.maddesinde belirlenen T.C. Kanunlarına sövme suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı gerekçe ile bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,
2 ) Kabul ve uygulamaya göre de;
a ) Karardan önce 9.4.2002 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4748 sayılı Yasa ile 5680 sayılı Yasanın Ek.1.maddesinde yapılan değişiklik nazara alınmadan ve sanığa aidiyeti konusunda gerekli araştırma ve değerlendirme de yapılmadan basım aletlerinin 5680 sayılı Yasanın Ek 1/3.maddesi uyarınca zoralımına hükmedilmesi yasaya aykırı,
b ) 4806 sayılı Yasa ile değişik TCK.nun 30.maddesi hükmü karşısında bin lira küsurunun hesaba katılmamasının gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icabettirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.4.2003 gününde 1 nolu bozmada oyçokluğu, 2 nolu bozmada oybirliği ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
17.4.2003 tarihli oturumda sanık, iddianame tebliğ edilmemesi nedeniyle savunma için süre talep etmiş, bu süre verilmiş daha sonraki oturumlarda yine savunması için süre verildiği halde sanığın gelmediği oturumda verilen süreden makul bir gerekçe gösterilip vazgeçilmediği halde savunması alınmadan mahkumiyet hükmü tesis edilmiş olmakla öncelikle bu yönden kararın bozulması gerektiği tarafımızdan ileri sürülmüş,bu husus oylanmış, çoğunlukla eksik soruşturma talebim reddedilmiş olduğundan esas yönünden oylamaya katılınmıştır.
Bu nedenle yapılan incelemede;
Yazı bir bütün olarak ele alındığında sorumlu yazı işleri müdürü olan sanığın "Proleter Devrimci Duruş" isimli dergide yayımlanan "Konu Ekonomik Mücadele, Politik Mücadele" başlıklı yazıda yapılacak grev ve eylemler faşist yasalar ile yasaklanmıştır. Faşist diktatörlüklerin hüküm sürdüğü Türkiye gibi ülkelerde faşist yasa ve uygulamalar ile demokratik hak ve özgürlükler büyük oranda yok edilmiş veya sınırlandırılmış olduğu için en ufak bir hak arayışı karşısında devletin faşist yasalarını bulur şeklindeki yazılar ile Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına alenen sövme fiilini işlemiştir. Ancak, suçun oluşup oluşmadığını tayin öncelikle sanığın savunmasının alınmasından sonra değerlendirilmesi gerekir. Yüklenen fiil hapis cezasını gerektirdiği gibi ceza da verildiğinden ortada CMUK.nun 223/son ve 253/son maddelerindeki durumlar da söz konusu değildir. Suç kastının tespiti bakımından savunmasının alınması gerekirken buna uymayarak savunma için süre verildiği ve bu verilen süreden de vazgeçilmediği halde savunması alınmadan ceza verilmesi suretiyle CMUK.nun 135 ve 236/2.maddelerine muhalefet edilmesi, kanuna aykırı olduğundan hükmün öncelikle bu sebepden dolayı bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy