(765 S. K. m. 163)
Dava: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını ilgaya teşebbüs suçundan sanıklar Kemal, Ali ve Zeynel ile silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanıklar Fikret ve Abdullah'ın yapılan yargılamaları sonunda; tüm sanıkların müsnet suçtan dolayı ayrı ayrı mahkumiyetlerine dair İSTANBUL 5 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 1.10.2002 gün ve 1999/369 esas, 2002/197 karar sayılı sanıklardan Ali, Kemal ve Zeynel yönlerinden re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklardan Zeynel ve Abdullah ile diğer sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş, sanıklar Kemal, Ali ve Fikret vekilleri tarafından incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanıklardan Kemal vekilinin duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği anlaşılmakla adı geçen sanık Kemal ile sanıklardan Zeynel ve Abdullah haklarında duruşmasız, diğer sanıklar Ali ve Fikret hakkında ise duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Zeynel ve Kemal'ın mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasını zorla değiştirip, yerine dini esaslara dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Zeynel ile sanıklar vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, re'sen de temyize tabi olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Diğer sanıklara yönelik temyizlere gelince;
a) Sanık Ali vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
Sanığın yaşı konusundaki iddia araştırılıp suç tarihinde kaç yaşlarında olduğu tespit edildikten sonra cezai durumunun buna göre tayini gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı,
b) Hükümden sonra 7.8.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4963 sayılı Yasanın 2.maddesi ile TCK.nun 169.maddesinde yapılan değişiklik karşısında, sanıklar Fikret ve Abdullah'ın hukuki durumlarının yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar Abdullah ve sanıklar vekillerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanıklar Ali ve Fikret vekillerinin ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık Ali yönünden re'sen de temyize tabi hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 23.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy