(3713 S. K. m. 8) (765 S. K. m. 2, 11, 36, 72, 80) (2709 S. K. m. 25, 26, 90) (1412 S. K. m. 392) (5271 S. K. m. 256) (5680 S. K. m. 16) (647 S. K. m. 4)
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhinde bölücülük propagandası yapmak suçundan sanık Ü. Öztürk'ün, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 8/2 (4 kez), 5680 sayılı Basın Kanununun 16/4 (4 kez), 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 (4 kez), Türk Ceza Kanununun 80 (2 kez), 72. maddeleri uyarınca 220.566.666 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu tüm kitapların Türk Ceza Kanununun 36. maddesi gereğince müsaderesine ilişkin, Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 22.5.1997 gün ve 1997/41 esas, 1997/67 sayılı kararının, Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 21.5.1998 gün ve 1998/1926-1597 sayılı ilamı ile bozulmasına müteakip yapılan yargılama sonucunda, 14.8.1997 tarihinde kabul edilip aynı gün yürürlüğe giren 4304 sayılı 12.7.1997 Tarihine Kadar Sorumlu Müdür Sıfatı ile İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunun 1. maddesi 3.fıkrası gereğince kamu davasının ertelenmesine ilişkin, Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 21.7.1998 gün ve 1998/93 esas, 1998/93 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 19.7.2003 gün ve 25173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4928 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 19. maddesi (b) bendi uyarınca 3713 sayılı Kanunun 8. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olduğundan bahisle, kitaplar hakkında verilen toplatma ve müsadere kararının kaldırılması talebinin reddine dair, Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 10.12.2003 gün ve 2003/1713 değişik iş sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin, Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 9.1.2004 gün ve 2004/10 değişik iş sayılı kararının;
Tüm dosya kapsamına göre; Türk Ceza Kanununun 36. maddesinin 1.fıkrasında, bulundurulması veya taşınması yasak olmayan, ancak cürüm veya kabahatte kullanılmak üzere hazırlanan veya kullanılan eşyanın hükümlülük halinde mahkemece müsaderesine karar verileceği hükmü düzenlenmiş olup, Türk Ceza Kanununun 11. maddesinde sayılan cezalar arasında yer almayan müsadere karırının bir ceza olmayıp, cezai mahkumiyetin sonucu uygulanan bir tedbir olduğu, keza Türk Ceza Kanununun 2. maddesi 1.fıkrasında işlendikten sonra yapılan kanuna göre cürüm veya kabahat sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılmaz. Eğer böyle bir ceza hükmolunmuşsa icrası ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. hükmüne yer verildiği nazara alındığında, 3713 sayılı Kanunun 8. maddesinin halen yürürlükten olmadığı ve bu eyleme cezai müeyyide uygulanmadığı, keza 8. maddenin kaldırılmasına dair 4928 sayılı Kanunun 19. maddesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu raporunda özetle, düşünce hürriyetinin birçok uluslar arası belgede ve Anayasamızda temel hak ve hürriyetlerden kabul edilip koruma altına alındığı, Anayasanın 25 ve 26. maddelerinin yanında 90. maddesinin son fıkrası gereğince iç hukukumuzun bir parçası sayılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9 ve 10. maddelerinin önem taşıdığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince, fertlere fikirlerini açıklama imkanının verilmesi kişilerin ve toplumun ilerlemesinin temel şartı olarak değerlendirildiği, propaganda faaliyetinde tek sınırın, şiddet kullanımına ortam hazırlanmaması ve şiddet kullanılmaması olduğunun belirtilmiş olması karşısında, itirazın kabulü yerine, suça konu kitapların içerik olarak yürürlükteki yasalarımıza göre halen suç teşkil ettiğinden bahisle itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, CMUK.nun 343. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 5.11.2004 gün ve 47561 sayılı yazılı emrine atfen, Yargıtay C.Başsavcılığının 23.11.2004 gün ve Y.E./2004-214226 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelendi.
Sanık hakkında açılan kamu davasının 4304 sayılı Yasa uyarınca ertelenmesine karar verilmiş olup, davaya konu kitaplar hakkında kesinleşmiş bir müsadere kararı bulunmadığı anlaşıldığından taleple ilgili olarak karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 392 ve devamı maddeleri gereğince ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 256 ve devamı maddeleri de gözetilerek duruşma açılarak bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden evrak üzerinde inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olup, yazılı emre atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 9.1.2004 tarih ve 2004/10 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine 22.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy