(765 S. K. m. 297)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek ve adli vakayı ilgili makamlara bildirmeden ölü defnetmek suçlarından sanık Şerife Yavuz ve adli vakayı ilgili makamlara bildirmeden ölü defnetmek suçundan sanık Mehmet Ali Yavuz'un yapılan yargılamaları sonunda; mahkumiyetlerine dair hükmün Yargıtay'ca incelenmesi üst C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanık Şerife Yavuz'un evinin tandırında kaynattığı sütü yere bıraktığı sırada, diğer bebeğinin ağlaması üzerine onun yanına gitmesi ve bu arada ölen çocuğu Gülsüm'ün süt tenceresinin içine düşüp yaralanması ve bilahare ölmesi ile sonuçlanan olayda, köydeki yaşam koşulları ile mahalli örf ve adete, sanığın bilgi ve kültürel düzeyine göre kendisine atfı kabil bir kusur yüklenemeyeceği, ayrıca küçük Gülsüm'ün süt tenceresine düştüğü 20.4.2002 tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığınca olaya el konulduğu, olay tespit tutanağı düzenlenerek C. Savcılığına bilgi verildiği, bilahare bir ay kadar sonra küçüğün köyde ölmesi üzerine köy mezarlığına yeri de belli olacak şekilde gömüldüğü anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı TCK. nun 297. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının da oluşmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, üst C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy