(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Usulüne uygun tebligata rağmen sanık Halil Katar vekilinin duruşmaya gelmediği ve mazeret de bildirmediği anlaşıldığından, bu sanık yönünden duruşmasız, sanık Lokman Külter yönünden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1) Sanık Lokman Külter'in 6.5.1992 tarihinde yakalandığına dair dosya içinde mevcut yakalama tutanağı bulunmasına rağmen, öldürme olayının kabulüne ilişkin kolluk beyanını içeren tutanağın 23.4.1992 tarihli olması karşısında, sanığın yakalanmadan önce ifadesinin alınmış olması söz konusu olamayacağından, bu çelişki giderilmeden, eksik inceleme ile hüküm tesisi,
2) Dosyada bulunan 16.11.1991 tarihli ekspertiz raporunda, olay yerinde bulunan 15 adet boş kovanın tek bir silahtan atıldığı belirtildiği halde 31.5.1992 tarihli ekspertiz raporunda 15 adet boş kovandan 3 adetinin sanık Lokman'ın Emin Bayram'la birlikte gösterdiği yerde ele geçen silahlardan bir tanesi ile atıldığı belirtilmiş olup, raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık Lokman Külter'in gösterdiği yerde ele geçen kendisine ait silahın olayda kullanılıp kullanılmadığına ilişkin ekspertiz incelemesi bulunup bulunmadığı araştırılıp, yoksa bu konuda da inceleme yaptırılması gerektiğinin düşünülmemesi kanuna aykırı,
4) Her iki sanık hakkında hükümden sonra 12 Ekim 2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Yasası ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasının tümüyle değiştirilmiş bulunması ve 13 Kasım 2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasının yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle;
5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 7. maddesi ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesi hükümleri uyarınca sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekillerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanık Lokman Külter vekilinin ileri sürdüğü temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanık Lokman Külter yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, 09.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy