(4959 S. K. m. 3/b, 4) (765 S. K. m. 31, 33, 36, 40, 55, 59, 125)
Dava: Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmak suçundan sanık Osman G.'in yapılan yargılaması sonunda; TCK.nun 125, 59/1, 31, 33, 36 ve 40.maddeleri gereğince müebbet ağır hapis cezası ile mahkumiyetine, müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmasına, hapis hali sona erinceye kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına, tutuklu kaldığı sürenin cezasından mahsubuna, sanıkta yakalanan 1 adet kaleşnikof marka tüfek, 3 adet bu tüfeğe ait şarjör, 90 adet kaleşnikof fişek, 4 adet şarjör kılıfı ve diğer eşyaların müsaderesine, 4959 sayılı Yasanın uygulanmasına takdiren yer olmadığına dair re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Örgüte zorla kaçırılarak götürüldüğü anlaşılan sanığın, 4959 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra örgütten kendiliğinden çekilip silahı ile birlikte güvenlik güçlerine teslim olduğu ve 4959 sayılı Yasadan yararlanmak istediğini beyanla terör örgütü içindeki konum ve faaliyetleriyle uyumlu şekilde terör örgütünün yapısı, faaliyetleri, işlenen suçlar ve diğer failler hakkında tüm aşamalarda doğru olarak bilgi verdiği ve bu bilgilerin doğruluğunun İçişleri Bakanlığının dosyada mevcut 7.6.2004 tarihli yazısı ile de teyid edildiği, duruşma sırasında 1.11.2004 tarihli celsede de üzerine atılı eylemlere katıldığını, ancak silah kullanmadığını beyan etmek suretiyle 4959 sayılı Yasanın 3/b maddesinde belirlenen hakim huzurunda önceki beyanlarını reddeden konumunda bulunmadığı, bu hususun yerel mahkemenin muhalif üyesi tarafından da kabul edildiği anlaşılmakla, hakkında 4959 sayılı Yasanın 4/b maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 29.10.1977 doğumlu olan sanığın katıldığı 8.6.1995 tarihli son eylem tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği gözetilerek hakkında TCK. nun 55/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan re'sen de temyize tabi olan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA 27.04.2005 gününde birinci bentteki bozmada oyçokluğu, 2.bentteki bozmada oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mensubu bulunduğu silahlı çete niteliğindeki örgütün ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede bağımsız ayrı bir devlet kurmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldığının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, mahkemenin gerekçeli kararında açıkladığı üzere şartları oluşmadığından 4959 sayılı Yasa hükümleri uygulanmamış, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, çoğunluğun 4959 sayılı Yasanın 4/b maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki 1 nolu bozma düşüncesine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy