(466 S. K. m. 1)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin tehiri icra talebi hakkında mahallinde karar verilebileceği düşünülmüştür.
Objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak biçimde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, bu ölçülere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
1- Dava dilekçesinde davacının gözaltına alındığında lise son sınıf öğrencisi olduğunun belirtilmesi karşısında, tutuklanmadan önce herhangi bir işte çalışıp çalışmadığının tespitinden sonra maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacının inşaatlarda çalıştığına ait kendi beyanına itibar edilerek yazılı biçimde hüküm tesisi,
2- Davacının adlı sicil kaydı getirtilip mahsup işlemine esas olabilecek başka bir hükümlülüğü bulunup bulunmadığının araştırılmaması,
Kanuna aykırı, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, 22.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy