(765 S. K. m. 383, 31, 40)
Dava: Sanık S. Çelik hakkında duruşmalı olarak, diğer sanıklar hakkında ise dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar M. Turan ve Y. Korkmazer hakkındaki davanın TCK. nun 96. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar S. Çelik sanık U. Aktürk, M. S. Perinçek müdafileri ile katılanlar vekillerinin, bu sanıklar ve sanık M. A. Uyanık'a yönelik temyizlerine gelince;
a) Sanık S. Çelik'in ASÇ unvanıyla faaliyet gösteren şirketin müdürü, sanık U. Aktürk'ün bu şirket bünyesindeki LPG istasyonunun yetkilisi olduğu, olay tarihinde; sanık U.'un anlaşmalı firma olan T. Gaz dışında müdürlüğünü sanık M. S. Perinçek'in yaptığı B. Gaz adlı şirketin ortaklarından sanık M. A. Uyanık'a telefon ile gaz siparişi verdiği, bu sanığın siparişi kabul edip iletmesinden sonra ölen sanıklardan Y. Korkmazer'in kendi yönetimindeki Korkmazer ve U. Aktürk tarafından nakil tankerinden istasyonun tanklarına transfer bağlantısının yapıldığı ve bir süre sonra transfer sürerken; bu noktadan patlama meydana gelip yangın çıktığı anlaşılmakla; sanık Uyanık'ın talimatı ile LPG nakli yapılan tankerin standartlara uygun bulunup bulunmadığı, uygun olsaydı aynı olayın meydana gelip gelmeyeceği ve dava konusu olayın meydana gelmesinde tanker ve üzerindeki ekipmanın rolünün sanık M. A. Uyanık'ın kusur durumuna etkisi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı da göz önüne alınıp yeterince tartışılıp değerlendirilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, bozmayı gerektirir.
b) Diğer sanıklar S. Çelik, U. Aktürk ve M. S. Perinçek hakkında ise;
aa) Taksirli eylemin niteliği itibariyle iştirakin söz konusu olamayacağının her bir sanığın kendi kusuru nedeniyle, asli fail olarak ayrı ayrı sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır.
bb) Hükümden sonra 12 Ekim 2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Yasası ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasının tümüyle değiştirilmiş bulunması ve 13 Kasım 2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasasının 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasının yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle;
5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 7. maddesi ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesi hükümleri uyarınca mahkum olan diğer sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekillerinin temyiz dilekçeleri ile sanık S. Çelik müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 28.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy