(5271 S. K. m. 309) (5237 S. K. m. 89)
Dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçundan sanık
hakkında yapılan hazırlık soruşturması sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.10.2004 tarihli ve 2004/98018-39394 sayılı takipsizlik kararma karşı vuku bulan itirazın reddine ilişkin, Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 31.3.2005 tarihli ve 2005/396-397 müteferrik sayılı kararının;
Müştekinin, sanığa ait işyerinde çalışmakta iken kalıp makinesine sol elinin iki parmağını kestirmesi şeklinde belirlenen olay sonucunda Hacettepe Üniversitesi Hastanesinden verilen 22.9.2004 tarihli raporda sol el 2 ve 3. parmağında amputasyon olduğunun belirtilmesi ve adı geçenin sol el iki parmağını kaybetmesinin uzuv tatili niteliğinde olup olmadığının araştırılmaması karşısında, delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmek üzere itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 14.7.2005 gün ve 30865 sayılı Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay C.Başsavcılığının 21.7.2005 gün ve 2005/137048 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemi olağanüstü bir kanun yolu olup, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesi için başvurulur. Bozma nedenleri davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise kararı veren makam için bozma doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu doğacaktır.
Dava konusu edilen somut olayda, mağdura ait doktor raporunun niteliği yeterince araştırılmadan şikayet yokluğundan bahisle sanık hakkında takipsizlik karan verildiği ve bu kararın kaldırılmasına yönelik itirazın Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 31.3.2003 tarihli kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Karar tarihinden sonra 1.6.2005 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 89. maddesinde tanımlanan taksirle yaralama suçunun (bilinçli taksir hali hariç olmak üzere) soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu yaralanmanın niteliğinin ve derecesinin bu durumu değiştirmeyeceği bu nedenle de kanun yararına bozma yoluna gidilmesi halinde dahi sanık hakkında şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığı karan verilmesinde zorunluluk bulunduğu nazara alınarak kanun yararına bozma isteminin bu gerekçelerle REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy