(5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 31, 53) (5237 S. K. m. 50, 60)
Dava: Kararın niteliğine göre; hükmün özüne etkili olması nedeniyle temyiz yeteneği olduğu kabul edilerek yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinin amaç ve kapsamı nazara alındığında Yasanın tanıdığı yetkiye dayanılarak evrak üzerinden inceleme yapılması suretiyle karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Yapılan incelemeye, mahkemenin inceleme sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, hükümlü müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Ancak;
765 sayılı TCK.nun 31. maddesinin ağır hapis cezasını kanuni sonucu olarak uygulanabileceği hükümlü hakkında daha önce tayin olunan hapis cezasının 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesi uyarınca hapis cezasına dönüştürülmesinin gerekmesi bu itibarla da 765 sayılı TCK.nun 31. maddesinin uygulama olanağı olmadığı gibi 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğinden suç ve cezaların tesbitine ilişkin 765 sayılı TCK. Hükümleri uygulanarak hükmolunan sonuç ceza ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun suç ve yaptırımlara ilişkin hükümleri karşılaştırılarak lehe yasanın tesbiti ve daha sonra da tedbir, erteleme ve hapis cezasının yasal sonucu olarak belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hükümleri düzenleyen 647 sayılı Yasa ile 765 sayılı Yasanın konuya ilişkin hükümleri ile 5237 sayılı Yasanın infaza ilişkin 50-60. maddeleri karşılaştırılmak suretiyle, bu konudaki lehe hükmün belirlenmesi gerekmekte olup bu durumda da hükümlü hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, hükümlü müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesi uyarınca 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile ilgili olarak her zaman karar alınmasının mümkün bulunduğu gözetilerek, hükümlü hakkında tayin olunan ağır hapis cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi, TCK.nun 31. maddesinin uygulanmasına ilişkin ibarenin esas karardan çıkarılmasına denilmek suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy