(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 7) (765 S. K. m. 198) (1412 S. K. m. 326)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mensubu bulunduğu silahlı çete niteliğindeki örgütün ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede bağımsız ayrı bir devlet kurmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldığının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında, daha önce TCK.nun 168/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine dair verilen karar, yalnız sanık vekili tarafından temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz bulunmadığından, bu nedenle tayin olunan ceza miktarı bakımından CMUK.nun 326. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı bulunduğunun gözetilmemesi,
2- 5252 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesi ve 5237 Sayılı TCK.nun 7. maddesi hükümleri uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri, kabule esas alınan eylemlerle birlikte karşılaştırılmak suretiyle, hangi yasanın hangi nedenle sanığın lehine olduğu tartışılıp değerlendirilerek, denetime olanak verecek şekilde ve somut olarak gösterilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan 5237 sayılı Yasa hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan res'en de temyize tabi hükmün BOZULMASINA, 12.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy