(5252 S. K. m. 6, 9) (5237 S. K. m. 50, 53, 60)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinin amaç ve kapsamı nazara alındığında Yasanın tanıdığı yetkiye dayanılarak hükümlüler hakkında evrak üzerinden yapılması suretiyle karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
1- Hükümlü M. Satık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan incelemeye, mahkemenin inceleme sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, adı geçen hükümlü hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Hükümlüler S. Sefer, F. Ü. Bozkurt, A. H. Özdemir, K. Satık, N. Sağnıç, M. N. Sağnıç, K. Sönmez, N. Kalkan, R. Akdağ ve A. Güven haklarında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
a) Hükümlüler S. Sefer ve F. Ü. Bozkurt hakkında İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin 10.12.2003 tarih 1998/241 karar, 2003/563 müt. sayılı kararı ile 4963 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 765 sayılı TCK. nun 169. maddesinde yapılan değişiklik gereğince hükümlüler hakkında verilen cezaların tüm hukuki neticeleri ile birlikte ORTADAN KALDIRILMASINA dair kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yeni yasa uyarlaması yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Hükümlüler A. H. Özdemir, K. Satık, N. Sağnıç ve M. N. Sağnıç haklarında 765 sayılı TCK. nun lehe olduğu kabul edilmesi karşısında anılan Yasanın 59/2 ve 40. maddelerinin bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı TCK. nun 62 ve 63. maddeleri ile uygulama yapılması,
c) Hükümlüler K. Sönmez, N. Kalkan, R. Akdağ ve A. Güven haklarında;
765 sayılı TCK. nun 31 ve 33.maddelerinin ağır hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanabileceği hükümlüler hakkında daha önce tayin olunan ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezalarının 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6.maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülmüş olması, bu itibarla da ağır hapis cezasının kanuni sonucu olan TCK. nun 31, 33.maddelerinin uygulama olanağı bulunmadığı gibi 5252 Sayılı Yasanın 9.maddesinin 3.fıkrası uyarınca lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğinden suç ve cezaların tespitine ilişkin 765 sayılı TCK. Hükümleri uygulanarak tayin olunan sonuç ceza ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun suç ve yaptırımlara ilişkin hükümleri karşılaştırılarak lehe yasanın tespiti ve daha sonra da tedbir, erteleme ve hapis cezasının yasal sonucu olarak belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hükümleri düzenleyen 647 sayılı Yasa ile 765 sayılı Yasanın konuya ilişkin hükümleri ile 5237 sayılı Yasanın infaza ilişkin 50-60.maddeleri karşılaştırılmak suretiyle, bu konudaki lehe hükmün belirlenmesi gerekmekte olup bu durumda da hükümlüler hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK. nun 53.maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması karşısında önceki Yasanın lehe olduğu kabul edildiğine göre 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6.maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezalarının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülmesi ve 5237 sayılı TCK. nun 53/1.maddesinin uygulanması 765 sayılı TCK. nun 31, 33. maddelerinin uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkartılması ile yetinilmesi ve uygulama maddelerinin aynen bırakılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, hükümlüler S. Sefer, F. Ü. Bozkurt, A. H. Özdemir, K. Satık, N. Sağnıç, M. N. Sağnıç müdafii ile hükümlüler R. Akdağ ve A. Güven'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükümlüler A. Güven, R. Akdağ, Kadri Sönmez ve N. Kalkan yönlerinden re'sen de temyize tabi olan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy